|
|
27 Mayıs 2008 Salı 10:43
|
Yazarlar
|
Futboldan sıkılmak istemiyorum...
Benim futbolla ilgilenmem ve taraftar olmam, herkesin futbolla ilgileniyor olması dolayısıyladır...
Çocukken, beni futbol takımlarına almadıkları için mi çok kitap okurdum yoksa çok kitap okuduğum için mi kurulan mahalle takımlarında yer bulamazdım; yanıtını bilmek istemediğim bir sorudur.
Bilmek istemiyorum çünkü her tür yanıtta zayıflıklarımın ortaya çıkmasından korkuyorum.
Kendimi o kadar da hırpalamama gerek yok; zaten kendisine yönelik şiddeti gelişmiş, sürekli kendisini hırpalamaktan, yaralarını kaşımaktan zevk alan bir yapım var.
Sürekli yaralarımı kaşır, eksiklerimi abartır, kendi kendimin canını yakarım...
Belki bu yüzden bir yazı konusu yaptığımı gibi, hüzünlü şarkıları sevmem. Zaten benim yapmakta olduğum ve yapageldiğim bir konuda dışarıdan birilerinin yardımına ihtiyacım yok.
Beni hayata bağlayacak, hayatı sevdirecek şeyleri severim: Neşeli müzikleri, ağız dolusu gülebildiğim filmleri...
Konuyu dağıtmayalım, anlatacaklarım bunlar değil.
Futbolla 30'lu yaşlarımın başında ilgilenmeye başladım.
Çünkü çevremdeki insanlarla iletişimim neredeyse kesilme noktasına gelmişti.
Herkesin sevdiği müzikleri ben sevmiyordum, herkesin gittiğine gitmiyordum.
Bu nedenle de tatsız bir tip olarak ortalıkta dolanıp duruyordum.
Çocukluktan Galatasaraylılık ile babam dolayısıyla bir tanışıklığım vardı. (Aslında Eskişehirliyiz ve Eskişehirspor'u da çok severiz ama, üç büyükler söz konusu olunca bizim evde babam dolayısıyla Galatasaray'ın hükmü geçerdi...)
UEFA kupası sürecinde öyle coşkulara tanık oldum ki, birden babamın taraftarlığını kendimde yaşatma kararı verdim.
2002, 2006 ve 2008'deki şampiyonluklarımızı bu yüzden doyasıya kutladım.
Ortak bir duyguyla hareket etmek ve birlikte marş söylemek aslında ne kadar da keyifli bir şeymiş; gecikmiş bir deneyim benim için...
Asıl yazmak istediğim konuya şimdi geldim:
Futbol konusunda ne kadar çok belagat üretiliyor...
Herkes futbol konuşuyor...
Peki ne konuşuyor?
Hiç...
90 dakikaya ve Hıncal Uluç'a takıldım bir süre...
Son zamanlarda Hıncal Uluç'tan da onun 'dön baba dönelim hep aynı şeyleri söyleyelim' tarzından da öyle sıkıldım ki...
Ayrıca 'ne kadar da kabadayı'...
Her şeyi o biliyor, en iyi o biliyor, en doğru onda...
Hani kendimi tanımlamak için 'hiç sevmediğim insanlar listesi' yapsam, Hıncal Uluç'u da o listeye koyacağım...
Bu yazıyı neden yazdığım konusuna tekrar dönersek...
Futbol konusunda ASLINDA ne kadar az ve KISIR konuşma konusu üretildiğinin altını çizmek için yazdım...
Futboldan sıkılmak istemiyorum...
NEVZAT BASIM
Sıra dinlemeyen 'yarma', sen de öyle. Dikmiş gözünü güzel kadına, rahatsız eden moron; kendini hiç iyi hissetme... Kendinizi salak hissetmeniz için elimizden geleni yapacağız.
Bu soruya yanıt vermeden önce çok cesur bir soru soracağım:
KÜSTÜRMEYİ GÖZE ALMAYACAK MISINIZ? NE ZAMAN? Necdet Sezer'in Cumhurbaşkanlığı dönemini bile 'mumla arayacak' hale gelmek üzereyiz...
İSTER İNANIN İSTER İNANANMAYIN...
Maalesef, Tayyip Erdoğan ve eşi. Abartarak yazıyorum ama bir gerçeği karikatürize etmek için. Peki Deniz Baykal ve eşi 'makbul dindar' olamaz mı?
DOĞU PERİNÇEK VE ARKADAŞLARI, ŞİMDİ KENDİ YAZDIKLARI SENARYOLARIN KURBANI OLUYORLAR
|