|
|
29 Mayıs 2008 Perşembe 15:55
|
Yazarlar
|
Zaman gazetesinin kişisel olarak bana yaptığını HİÇ unutmuyorum
Zaman gazetesinin yazı işlerinde çalışan arkadaşların 'vicdanlarına' seslenmek için yazılmıştır...
Zaman gazetesiyle ilgili olarak çeşitli kereler yazdım.
Zaman'ın, iktidara bu kadar angaje olmasını yadırgıyorum.
Bir zamanlar sempati duyduğum bu gruptaki arkadaşlardan şimdilerde 'fazlasıyla rahatsız oluyorum...
(Bu sempati konusu yanlış anlaşılmasın: Ben, kişisel tasarruf hakkımın saklı olduğu bir inanca sahibim ve bizden farklı düşünen insanlarda 'birlikte yaşama arzusu', birlikte - barış içerisinde yaşamaya istek ararım. Ben, kendi tarif ettikleri din merkezli anlayış içerisinde, birlikte yaşamaya en yatkın grup olarak onları görüyor, bu yüzden sempati duyuyordum...)
Bu iktidar iktidar olmaktan çıkarsa Zaman gazetesinin tavrı ne olur, gerçekten merak ediyorum...
Zaman gazetesi o zaman nasıl algılanır?
Tüm stratejileri değişmiş görünüyor...
Ama bu yazının konusu o olmayacak...
Geçen yaz Zaman gazetesinin bana yaptığını yazmak ve bunu siz okurlarımızın ilgisine sunmak istiyorum...
Geçtiğimiz yıl Temmuz sonu gibi, Ergenekon soruşturması kapsamında ilk tutuklananlardan biri olan Ergun Poyraz ile ilgili bir yazı yazdım.
Bugün Google'da Nevzat Basım adıyla search yaparsanız, en çok o yazımın alıntılandığını görürsünüz.
Hem de Zaman gazetesinin haberleştirdiği biçimiyle...
Yazımda, Ergun Poyraz'ı 1997 yılında Radikal gazetesinde çalışırken nasıl tanıdığımı anlatıyordum...
Bir gazeteci olarak yolu Ergun Poyraz ile kesişenlerden biri olarak, o yazıda çok önemsenmesi gereken şeyler söylediğimi sanıyordum.
Ancak Zaman, benim yazımdan yola çıkarak yaptığı habere şu başlığı attı:
EN YAKIN ARKADAŞI ERGUN POYRAZ'I ANLATIYOR...
Aynı günlerde çok sayıda kişi bu Ergenekon soruşturması kapsamında ifadesi alınmak üzere polis marifetiyle savcılığa götürülüyordu.
Ben de söz konusu haberin çıktığı günlerde, Antalya'da bir yerlerde, iki çocuğum, eşim ve arkadaşlarımla tatil yapıyordum.
Tedirginliğimi düşünmenizi rica ediyorum...
Benim yazdığım yazıdan başlığa çıkarttıkları şey, ASLA BENİM YAZIMDA SÖZ KONUSU EDİLMEYEN VE GERÇEK OLMAYAN BİR ŞEY...
Yok böyle bir şey...
Ben bir gazeteci olarak, haber konusu kişiyle tanışıklığımın öyküsünü yazıyor, söz konusu kişinin Tayyip Erdoğan ve Musevilik arasında koşutluk kuran kitabındaki iddiaların ne kadar da cidiyetsiz olduğunu beyan ediyorum.
EN YAKIN ARKADAŞI...
Kimin?
Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan kişinin...
Bu 'kul hakkı yemek', 'kul'u zor durumda bırakmak' değilse ne?
Zaman gazetesinin yazı işleri, bu 'nitelemenin' vebalini, inanç olarak, büyük bir kişilik sorunu haline getiriyor olmalı...
Sizce bu 'vebal' değilse ne?
NEVZAT BASIM
Sıra dinlemeyen 'yarma', sen de öyle. Dikmiş gözünü güzel kadına, rahatsız eden moron; kendini hiç iyi hissetme... Kendinizi salak hissetmeniz için elimizden geleni yapacağız.
Bu soruya yanıt vermeden önce çok cesur bir soru soracağım:
KÜSTÜRMEYİ GÖZE ALMAYACAK MISINIZ? NE ZAMAN? Necdet Sezer'in Cumhurbaşkanlığı dönemini bile 'mumla arayacak' hale gelmek üzereyiz...
İSTER İNANIN İSTER İNANANMAYIN...
Maalesef, Tayyip Erdoğan ve eşi. Abartarak yazıyorum ama bir gerçeği karikatürize etmek için. Peki Deniz Baykal ve eşi 'makbul dindar' olamaz mı?
DOĞU PERİNÇEK VE ARKADAŞLARI, ŞİMDİ KENDİ YAZDIKLARI SENARYOLARIN KURBANI OLUYORLAR
|