|
|
15 Aralık 2006 Cuma 11:08
|
Yazarlar
|
Yaşamında Üç Koyunu gütmemiş...
Bu sözü çok severim: "Yaşamında üç koyun gütmemiş, ama şimdi kalkmış bana iş öğretiyor"
Yani hiç iş deneyimi olmayan birinin kalkıp da size kendi işinizi öğretmesinin saçmalığını anlatmak için kullanılan bir söz... Ama oldukça da ağır bir söz.
Öyle ulu orta her yerde, her önüne gelen için kullanmamak gerekir. Üstelik ülkenin en üst makamındaki kişisi için, yani açıkça ad verilmemiş olsa da Cumhurbaşkanı için, kullanmak ?
target="_blank"> Sezer'e Sert Yanıt
Tayyip bey doğru sözler söylüyor. Ama o doğruları söylemenin de doğru bir zamanı yok mu ?
"Askerlik yan gelip yatma yeri değildir" derken de aynı yanlışı yapmıştı Başbakanımız.
Askerlik Yan Gelip Yatma...
Evet, tamamen doğrudur. Askerlik kesinkes yan gelip yatma yeri değildir. Ama yedi "kınalı kuzumuz" yaşamını yitirdikten sonra ve ciğerimiz yanarken söylenecek söz müdür bu ? Ve işte Tayyip bey yine aynı şeyi yaptı. Ad verilmese de, ne kadar yanlış bir iş yapmış olsa da, ülkenin seçilmiş Cumhurbaşkanı için bu biçimde bir söz edilir mi ?
Erdoğan: Sizi Kastetmedim !
Tayyip beyin bazı sözlerini beğeniyorum. Politikalarını hiç benimsemesem ve hiçbir zaman temsil ettiği muhafazakar görüşe oy vermeyecek olsam da ! Örneğin geçen hafta Tayyip bey "Kıbrıs konusunda ödün verdiniz" diyenlere, "Politika netice alma sanatıdır" dedi. href="http://www.yenisafak.com.tr/politika/?t=09.12.2006&q=1&c=2&i=18702&Kimse/masada/K%C4%B1br%C4%B1s%C4%B1/alamaz" target="_blank"> Netice Alma Sanatı... Tamamen doğru bir saptama.
Politika gerçekten de sonuç alma sanatıdır. Ya da iyi politikacı sonuç almak için politikayı araç olarak kullanır. Ama Tayyip bey yine unuttu: Devlet yönetimi politika yapılan yer değildir !
Sonuç alacağım diye Türkiye Cumhuriyetinin temel ilkelerinden ödün vermeyi düşünürseniz, alacağınız sonucu zamanı gelir başınıza çalarlar, bunu da unutmayınız... ... Bize göre de Cumhurbaşkanımız, kendisinin görevi olmayan bir konuda demeç verdi. Türkiye'de Nisan ayında yapılacak bir erken seçimin iyi olabileceğini söylemek, her ne kadar adı "halkın başkanı" (cumhurun başı) olsa da, Anayasa'mıza göre Cumhurbaşkanımıza düşmez. target="_blank"> Erken Seçim Olmalı
Bunun adı politika yapmaktır. Cumhurbaşkanı ise politika üstüdür. Tarafsızdır. Eğer Cumhurbaşkanımız Ahmet Necdet bey, genel politik durumdan rahatsızlık duyuyorsa, bu rahatsızlığını Anayasa kuralları içinde aktaracağı yöntemler vardır. ... Her ne kadar Ahmet Necdet beyin yanlış yaptığını düşünsek de, aslında söylediklerinin özünün doğru olduğunu da yadsıyamayız.
Yani Kasım 2002'de seçilmiş Parlamentonun, görev süresinin sonuna altı ay kalmışken, ülkeye yedi yıllığına bir Cumhurbaşkanı seçmesi gerçekten de doğru değildir. Üstelik eğer seçilecek kişi (artık bu Tayyip bey olur, Abdullah bey olur ya da Bülent Arınç bey olur, orası önemli değil), "koyu bir AKP taraftarı" olursa, Türkiye için işler çok daha bir karışır.
Kendimizi Tayyip beyin yerine koysak sanırım şöyle düşünürüz: "Hükümet olduk, ama iktidar olamadık ! Çünkü Çankaya bizi doğru dürüst çalıştırmıyor. Çıkardığımız yasaları veto ediyor; atamalarımıza onay vermiyor... Yani bizim iktidarımızı engelliyor. Bu soruna mutlaka Mayıs 2007'de bir çözüm bulmak gerekir". Haklıdır da Tayyip bey ve diğer AKP'liler bu düşüncelerinde. Ama bunun adı demokrasi, Padişahlık değil ki !
Demokrasilerde kuvvetler ayrılığı ilkesine, sizin yaptıklarınızın sonuna kadar sorgulanmasına ve didiklenmesine alışacaksınız. Zaten demokrasinin emniyet sübabı da burasıdır. O emniyet sübabını yitirirseniz insanlar size inanmazlar ve güvenmezler.
Makro ekonomik dengeler açısından tam bir bıçak sırtında duran Türkiye'nin, Mayıs 2007 Cumhurbaşkanlığı seçimini, bir "onlar ve biz" tartışmasına çekmeden çözmesi gerekir.
Eğer AKP Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecini iyi yönetir ve o makama, örneğin Erdal İnönü gibi, toplumun geniş kesiminin adını tartışmayacağı ve kendisine saygı duyacağı bir kişiyi getirirse, Kasım 2007 genel seçimlerinden de büyük bir utku ile çıkar.
Türk halkı akıllıdır.
İki tepeyi de AKP'li "militanlara" (!) teslim etmek istemez.
Eğer Çankaya tepesine bir AKP militanı çıkarsa, genel seçimlerde Tayyip beyin işi çok zorlaşır. Yok eğer Çankaya'ya Erdal İnönü gibi çok daha ılımlı bir isim çıkarsa, AKP genel seçimlerde %40'ı aşan oy alarak bizce yine tek başına iktidar olur...
Ertuğ Yaşar;
İstanbul 15.12.2006
ertug@yasar.nom.tr
www.ertugyasar.com
İçimize sinmiş bu, 'hayata Türk gibi bakma, seni bir aptal sanırlar' durumu...
Yakıp yıkıcılar; öfke kusucular onlar...
Bizi 'çaresiz' bırakıyorsunuz arkadaşlar ve ne diyeceğimizi bilemiyoruz...
TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK SİYASİ PARTİSİ, KARARSIZLAR PARTİSİDİR: Vatandaş Nevzat Basım yerel seçimlerde nasıl oy verecek?
İNSANIN ONLARI EKRANDA DİNLERKEN, 'NE BAĞIRIYORSUN YA' DİYESİ GELİYOR. 'NE BAĞIRIYORSUN; NEYE BAĞIRIYORSUN; TEK VATANSEVER SEN MİSİN SANIYORSUN?'
BENİM YAŞADIĞIM KREDİ KARTI SORUNUNU SİZ DE YAŞAMIŞ OLABİLİRSİNİZ: Bayram alışverişini kredi kartıyla yapanların başına geldi mi bilmiyorum; ama benim geldi...
|