|
|
15 Aralık 2006 Cuma 19:09
|
Yazarlar
|
Ben Sezen Aksu'yu neden dinleyemiyorum?
Uzun süredir yazmak istediğim ama ertelediğim bir konuydu; Sezen Aksu şarkılarını bir de 'kitap yapıp' gündem olunca yazmak farz oldu...
Hakkında çok övücü şey okudum...
En sevdiğim arkadaşlarım, onun şarkılarını çok severlerdi; ben de kendimi sevmeye zorladım...
Olmadı, ben Sezen Aksu şarkılarını sevmeyi beceremedim...
Size kısa bir 'şahsi hikaye anlatayım'...
Eskişehirliyim; bir işçi ailesinin çocuğu...
1970'lerde her evden feryat figan arabesk müzik sesleri gelirken, bizim evde hiçkimse dinlemezdi... Nasıl olduysa oldu, taşralı bir işçi ailesi olarak bizim eve arabesk giremedi...
Ne dinlerdik peki biz?
Biraz 'inek çocuklar ailesiydik', derslerine fazla çalışan çocuklar...
Anne babamıza televizyon bile izletmezdik 3 kardeş...
Müzik, o zamanlar kolay bulunur bir şey değildi...
Liste hazırlanır kasetçiye verilir, istediğiniz şarkılar kaydedilirdi...
Şimdi olduğu gibi bir tek şarkı için bir albüm almak, zorunluluk değildi...
Neşeli şarkıları severdik biz... Bizi hayata bağlayanları...
Uzun süreli aşk acıları da çekmedik... Zaten 'acıyı konuşmayı da' pek sevmedik...
Biliyorum, benim gibi milyonlarca insan var...
Aşk, bir kez yaşanıyor; belki bir kaç kez... Ömür boyu defalarca aşık olmak zor iş, eğer oynadığınız bir oyun değilse... Zor iş, çünkü emek istiyor, insanın çok zamanını alıyor ve gerçekten insanı 'zorluyor'... Bizim hayatta başka işlere ayırılacak zamanlara ihtiyacımız var... Aşk bir kez yaşanmalı, sonrası alışkanlık olsun varsın (aşık olduğunuz kişiyle evlendiyseniz), ama o bizim güzel alışkanlığımız...
Uzattım biraz...
Benim gibi milyonlarca Sezen Aksu sevmez'in sesi olmak istiyorum: Ben neşeli şarkıları seviyorum... Hayata bağlılığın şarkılarını seviyorum...
Kendi acısına yananlara, sürekli, sürekli acısını anlatanlara katlanamıyorum...
Sezen Aksu şarkılarının çoğunluğu, aşk acısı ve hüzün içeriyor; bu durum benim kişisel hayatımla asla örtüşmüyor...
Benim gibilerin Türkçe müziği henüz yapılmadı bile...
Çocuğunu sevmenin müziği yok bizim Türkçe'de... Örnek olsun diye yazıyorum...
Sokaktaki 'kabalara ve kazmalara sinirlenmenin' müziği de... (Kaba ideoloji yapan müzikler değil kastım...)
Ya da 'hayatta her şeyin kötü gittiği anlarda, hayatta her şeyi iyi giden insanlara duyulan öfke ve kıskançlığın müziği de' yapılmıyor...
Demem o ki, müzik dediğimiz şey sadece aşk değil...
(Parantez: Nil Karaibrahimgil ilk çıktığında çok sevinmiştim: Bir genç kız, bizim yıllarca söylediklerimizi, dilimizde tüy bitiren müzikal özlemleri hayata geçiriyordu... Genç bir hanım olarak Nil'in söyledikleri biz orta yaş kuşağına pek fazla bir şey 'söylemiyor' belki ama, bu ülkenin müzikal geleceğine ilişkin olarak da umut veriyor...)
Sezen Aksu sevenlerden özür diliyorum; ama ben onun müziğini gerçekten de sevemiyorum...
Nevzat Basım
nbasim@nethaber.com
|
Yorumlar |
|
İlker Urfalı
-
16.12.2006 09:46
|
|
Bende sezen aksu şarkılarını sevemiyorum.
Bana göre arabeskin bir türü.. belki light arabesk denebilir Koyu arabeske ve onun meraklısı olan sosyokültürel seviyesi düşük kitleye burun kıvıran yarı entellektüel kesimin sevdiği özünde yine arbesk olan bir tür
|
|
duygu yılmaz
-
15.12.2006 22:11
|
|
Sezen Aksu dinlemek için aşık olmak ya da acı çekmek gerekmiyor ki! Tabiki de kimse sevmek zorunda değil Sezencik 'imi...
|
İnanmayın, polisten kimliğini isteyin diye de ekliyor. Cerrah, hiç SİVİL OLMAMIŞ, belli...
Ben, Galatasaray taraftarıyım. Ama böyle bir Galatasaray'ın değil.
İçimize sinmiş bu, 'hayata Türk gibi bakma, seni bir aptal sanırlar' durumu...
Yakıp yıkıcılar; öfke kusucular onlar...
Bizi 'çaresiz' bırakıyorsunuz arkadaşlar ve ne diyeceğimizi bilemiyoruz...
TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK SİYASİ PARTİSİ, KARARSIZLAR PARTİSİDİR: Vatandaş Nevzat Basım yerel seçimlerde nasıl oy verecek?
|