|
|
18 Aralık 2006 Pazartesi 14:07
|
Yazarlar
|
Çok sayıda, farklı uzmanlık alanlarında arkadaşlarınız olsun istemez misiniz?
Beyin cerrahı bir arkadaş... Ticaret hukukunda profesyonelleşmiş bir diğeri... İşini çok iyi yapan bir reklamcı... Bir yayınevi sahibi... İnternetin insanoğlunun sosyalleşme imkanlarını nasıl da artırdığını, onlar görmüyor mu?
Onlar dediklerim, sosyal bilimciler...
Sözüme destek olsun diye önce bir örnek anlatmak istiyorum:
Ebay, bir 'açık artırma sitesi' olarak doğdu...
En fazla 5 yıllık ömrü olan bu site, zaman içerisinde 'şahıslara özel büyük ticari faaliyetlerin gerçekleştiği bir alana' dönüştü... Şu 5 yıl içerisinde Ebay'den maksimum fayda sağlamak için ne yapmak gerektiğine dair, en az 500 kitap yayınlandı... Binlerce püf noktası, ilginç saptama, ve saire...
Önümüze bir imkan çıkmış ise, birilerinin oturup bu imkanı maksimize etme yollarını düşünmesi gerekiyor...
Toplumlar, genellikle bu düşünme işini, 'para karşılığı' (işleri o olduğu için böyle yazıyorum) düşünmekle görevlendirilen akademisyenlere bırakıyor...
Sizin, bizim, oturup bir konuya yoğunlaşarak, düşünülebileceklerin tamamını düşünme şans ve zamanımız yok... Hepimiz birer iş sahibi insanlar olarak, iş dışındaki zamanlarımızın çok azını bu tür yoğunlaşmalara harcayabiliyoruz...
Nedense bizim ülkemizde akademik çevreler, 'en negatif, en kötümser' düşüncelerin ifade edildiği merkezlere dönüşüyor: Oralarda karamsarlık üretiliyor ve 'fayda', gözardı ediliyor...
Tamam, 'fayda arayışı'nın bir felsefi altyapısı var; ama bu kadar mı uzak durur bizim bilim çevrelerine...
Onlar internete ilişkin düşünce üretmeye çalıştıkça, ben fıtık oluyorum...
En arkaik, en ilkel düşünce örnekleri onlarda...
En sınırlayıcı, insanoğluna fayda getirecek 'şeyleri' en gözardı eden düşünceler onlarda...
İnternetin insanoğluna SOSYALLEŞMEK KONUSUNDA TANIDIĞI EŞSİZ FIRSATI, gözardı ediyorlar...
Tarihin hiçbir döneminde, bulunduğunuz coğrafi sınırlılığın dışında arkadaş edinme imkanınız olmadı...
Çevreniz, gidip geldiğiniz işyeriniz, büyük aileniz -sülaleniz- ya da takıldığınız üç beş mekandan ibarettir...
İnternet bize, dünya üzerinde çok farklı arkadaşlıkların kurulması için 'imkan ve kabiliyet' sunuyor...
Bu imkanı, akıl üreterek, yöntem üreterek değerlendirmek gerekiyor...
Akıl üretmesi gerekenler ise, geniş kitleleri, bu imkana küstürüyor...
Nevzat Basım
nbasim@nethaber.com
|
Yorumlar |
|
Selim Özben
-
18.12.2006 15:56
|
|
yazınızın ana temasını oluşturan ilk cümlesine cevabım : Hayır
ayrıca ; internetin " insanı sosyalleştirdiği" gibi mesnedi olmayan bir önermeyi esas teşkil edip bu yazıyı yazmanıza da katılmıyorum.Hatta biraz daha ileri giderek ; insanımızın bu imkanı!!!!!! kullanarak sosyalleşmesine de muhalifim.Bunun engellenmesi için alınması gereken önlemleri de ( varsa ) düşünmeliyiz diye düşünüyorum.
Fayda esasına dayalı arkadaşlık kurgusnuzun da biraz marazlı olduğunu düşünüyorum.
Sizin tespitinizle Ü gidip geldiğimiz işyerimizin ; büyük ailemizin ya da sülalelimizin ( ahhh keşke herkeste olsa ) sizin sanal olarak olmasını düşlediğiniz beyin cerrahından ya da ticaret hukukunu bilen adamdan çok daha fazla anlamı olduğunu düşünüyorum.
o üç beş mekanın da o üç beş bilginin de sizin buyurganlığınızdan da daha değerli olduğunu düşünüyorum.
selamlar
|
İçimize sinmiş bu, 'hayata Türk gibi bakma, seni bir aptal sanırlar' durumu...
Yakıp yıkıcılar; öfke kusucular onlar...
Bizi 'çaresiz' bırakıyorsunuz arkadaşlar ve ne diyeceğimizi bilemiyoruz...
TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK SİYASİ PARTİSİ, KARARSIZLAR PARTİSİDİR: Vatandaş Nevzat Basım yerel seçimlerde nasıl oy verecek?
İNSANIN ONLARI EKRANDA DİNLERKEN, 'NE BAĞIRIYORSUN YA' DİYESİ GELİYOR. 'NE BAĞIRIYORSUN; NEYE BAĞIRIYORSUN; TEK VATANSEVER SEN MİSİN SANIYORSUN?'
BENİM YAŞADIĞIM KREDİ KARTI SORUNUNU SİZ DE YAŞAMIŞ OLABİLİRSİNİZ: Bayram alışverişini kredi kartıyla yapanların başına geldi mi bilmiyorum; ama benim geldi...
|