|
|
17 Temmuz 2008 Perşembe 14:02
|
Yazarlar
|
Laklik elden gidiyor diye senaryo yazan ile 'darbe olacak, iktidarı alaşağı edecekler' diye senaryo yazanlar AYNI KAFADA
Kendi yazdığımız senaryolara inanmaya başlarsak, hastaneye yatmak bir zorunluluk haline gelebilir: Durum, tedavi gerektirir...
Bu konuyu daha önce de çeşitli kereler yazdım. Komplo teorisi üretmek, insan aklının çocukluk dönemi hastalığı.
Bir tür rahatsızlık ama, zaman zaman işe yarayabiliyor.
Komplo üretmekten geri kalmayalım tabii ki; zihnimizi açtığı, keskinleştirdiği kesin.
Ama kendi yazdığımız senaryolara inanmaya başlarsak, hastaneye yatmak bir zorunluluk haline gelebilir: Durum, tedavi gerektirir...
Komplo komplodur; düşünmenin 'yardımcı ders aracı'... Ama, o kadar...
Ergenekon hakkında doğruluğu yanlışlığı tartışmalı o kadar çok senaryo üretiliyor ki...
Ve ilginçtir, bunların hepsi, kendisini 'iktidara yakın' tanımlayan ya da en azından 'iktidara karşı hiçbir olumsuz niyeti olmayan' insanlar tarafından yapılıyor.
Bakınız, arkadaşlar...
Yine yazıyorum:
Türkiye'deki tabloya her baktığında, irtica geliyor, şeriatçılar iktidarı ele geçirecek, laiklik elden gidiyor diye çığlık çığlığa bağıran kesim ne kadar 'senaryo üretiyorsa'...
Tabloya bakıp, iktidardan edilmekten korkanlar da o kadar senaryocu...
Derinden üzülüyorum; çok samimiyim...
Türkiye, samimi insanların gerçek sorunları, gerçekliği içerisinde tartışabildiği bir ülke olamayacak mı?
Al birini, vur öbürüne...
NEVZAT BASIM
NOTLAR:
Komplo, siz onun ne olduğunu bildiğinizde zihninizi açan bir şey.
Ama sizin aklınızın yazdığı bir senaryo olduğunu gözardı ederseniz, zararlı hale gelebilir.
Geliyor da nitekim...
Bu ülkeye en büyük zararı kendi yazdıkları senaryolara inananlar veriyor...
Belki de bu yaşadıklarımız, bizim gibilerin ayrışmasını, kristalize olmasını sağlayacak olumlu bir gelişmedir; bilemiyorum...
Biz, daha iyi bir Türkiye'yi daha akıllı temeller üzerinde kurabileceğini düşünen, daha sağduyulu bir kesimiz diye düşünüyorum.
Ülkenin geldiği hale bakar mısınız?
Stresi yaratan 'al birini vur ötekine' kesimler iki ucu gerdiler...
AKP iktidarının doğru yaptığına doğru, yanlış yaptığına yanlış bile diyemiyorsunuz; doğru dediğinizde şunlar, yanlış dediğinizde bunlar tepki gösteriyorlar.
Talihsizliğimiz, var olan iktidarın karşısında, politikayı 'raconuna uygun oynayacak' bir antitezin bulunmaması.
Ne yazık ki ana muhalefetin lideri, kesinlikle iktidar olmayı isteyen biri değil.
Siz kendinizi iktidar görmezseniz, halk nasıl görür ki...
Bir partinin lideri, üst kattaki genç kız kendisini yuhalarken, alt kattaki yaşlı amcanın evine gidip yemek yiyor; gönlünü alıyor...
Eğer gönlü alınacak insanlarınız varsa, almak zorundasınız; bu politik stili küçümseyemez; yok sayamazsınız...
Gönlü alınacak yoksul ve zor koşullarda yaşayan insanların gönüllerine oynamadan iktidar olmayı bekleyemezsiniz.
Sıra dinlemeyen 'yarma', sen de öyle. Dikmiş gözünü güzel kadına, rahatsız eden moron; kendini hiç iyi hissetme... Kendinizi salak hissetmeniz için elimizden geleni yapacağız.
Bu soruya yanıt vermeden önce çok cesur bir soru soracağım:
KÜSTÜRMEYİ GÖZE ALMAYACAK MISINIZ? NE ZAMAN? Necdet Sezer'in Cumhurbaşkanlığı dönemini bile 'mumla arayacak' hale gelmek üzereyiz...
İSTER İNANIN İSTER İNANANMAYIN...
Maalesef, Tayyip Erdoğan ve eşi. Abartarak yazıyorum ama bir gerçeği karikatürize etmek için. Peki Deniz Baykal ve eşi 'makbul dindar' olamaz mı?
DOĞU PERİNÇEK VE ARKADAŞLARI, ŞİMDİ KENDİ YAZDIKLARI SENARYOLARIN KURBANI OLUYORLAR
|