|
|
25 Eylül 2008 Perşembe 16:04
|
Yazarlar
|
Dengir Fırat yenildi; bizim izlenimimiz böyle...
Bizce siyaset tarihinin çok önemli tartışmalarından birini yaşadık az önce. Bürokrat kökenli bir milletvekili, olanca titizliğiyle topladığı belgeleri kamuoyuyla paylaştı.
Henüz biz, söz konusu edilen belgeleri incelemedik.
Ancak belgelerden yapılan alıntılar ve Dengir Fırat'ın bu belgelere verdiği yanıtları dikkate aldığımızda çok açık biçimde şunu söyleyebiliriz:
Bu tartışmanın galibi Kemal Kılıçdaroğlu'dur.
Kemal Kılıçdaroğlu, iddialarının ciddiyetine bizi ikna etmiştir.
Dengir Fırat ise iddialara bizi ikna edecek yanıtlar verememiştir.
Dengir Fırat, tartışmaya Kılıçdaroğlu kadar iyi hazırlanmış görünmedi.
Karşı belgeleri olduğunu söyledi ama o belgelerin nasıl bir karşılık içerdiği tam olarak anlaşılamadı.
Bazıları böyle bir tartışmanın fazlasıyla seviyesizlik görüntüsü vermesinden korkuyordu.
O da olmadı; gayet seviyeli ve tartışma ciddiyeti içeren bir görüntü verildi.
Hepimizin karşısında canlı canlı yapılan bu tartışmadan sonra, Dengir Fırat'ın belgelerinin elimize geçmesini bekliyoruz.
Bakalım bu belgeler,
- Fırat'ın şirketinin kesinlikle hayali ihracat yapmadığına,
bizi ikna edebilecek mi?
Kılıçdaroğlu, iddialarını dile getirirken, gizlemeci ve goygoycu bir üslup kullanmadı. Doğruya doğru demeyi de bildi.
Son bölümde uyuşturucu kaçakçılığıyla ilgili olarak Dengir Fırat'ın şöförü suçlaması dikkat çekiciydi.
Şimdi çeşitli kanallarda ekranlarda yapılan bu tartışma değerlendiriliyor.
Örneğin NTV'de konuşan Nazlı Ilıcak, ilginçtir, Dengir Fırat'ın hayali ihracat konusundaki açıklamalarında haklı olduğunu söylüyor ve Kılıçdaroğlu'nun göz boyamacılık yaptığını ve belgeleri birbirine karıştırarak bizi aldatmaya yönelik harekette bulunduğunu savunuyor.
Ekran karşısında aynı tartışmayı izleyen insanların farklı izlenim edinmesi bu olsa gerek.
Ben de Nazlı Ilıcak ile aynı görüntüleri izledim ama ben Kılıçdaroğlu için Nazlı Ilıcak'ın söylediği sözleri doğrulayacak bir şey görmedim.
Yine NTV'deki tartışmada YAVUZ DONAT bir değerlendirme yaptı. Donat, böyle bir tartışmanın siyaset kurumunun halk nezdindeki güvenini sarsasacağını, hiç doğru bulmadığını söyledi ve KEŞKE YAPILMASAYDI dedi.
Benim, kişisel olarak bu değerlendirmeye katılmam da mümkün değil.
Zaten siyaset'in Türkiye koşullarında 'güven endeksi', yerlerde sürünüyor.
Böyle bir tartışmanın seviye düşürmek yerine seviye yükseltici bir etkisi var; ben buna inanıyorum.
Görüldüğü gibi nereden baktığınıza göre, yaptığınız değerlendirme de farklılık gösteriyor.
Bizim izlenimlerimiz bunlar...
Bilginize...
KISA NOTLAR:
Ben tartışmanın galibini ilan ederken, iddiaların doğrulandığı gibi bir yargıda bulunmuyorum. Ancak ekranda çizilen görüntünün bende bıraktığı izlenimi sizinle paylaşmak istiyorum. Kılıçdaroğlu, anlaşılır bir dille ve açık biçimde iddialarını dile getirmeyi başarırken, Dengir Fırat bunu başaramadı.
Bu ekran düellosundan sonra umarım bazı politikacılar ders alır. İkide bir de şereften söz etmek, küfür etmekten farksız. Ben artık böyle şerefli merefli sözler duymaya tahammül edemiyorum.
İçimize sinmiş bu, 'hayata Türk gibi bakma, seni bir aptal sanırlar' durumu...
Yakıp yıkıcılar; öfke kusucular onlar...
Bizi 'çaresiz' bırakıyorsunuz arkadaşlar ve ne diyeceğimizi bilemiyoruz...
TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK SİYASİ PARTİSİ, KARARSIZLAR PARTİSİDİR: Vatandaş Nevzat Basım yerel seçimlerde nasıl oy verecek?
İNSANIN ONLARI EKRANDA DİNLERKEN, 'NE BAĞIRIYORSUN YA' DİYESİ GELİYOR. 'NE BAĞIRIYORSUN; NEYE BAĞIRIYORSUN; TEK VATANSEVER SEN MİSİN SANIYORSUN?'
BENİM YAŞADIĞIM KREDİ KARTI SORUNUNU SİZ DE YAŞAMIŞ OLABİLİRSİNİZ: Bayram alışverişini kredi kartıyla yapanların başına geldi mi bilmiyorum; ama benim geldi...
|