|
|
07 Ekim 2008 Salı 11:25
|
Yazarlar
|
Alttan alıyoruz diye altta kalıyoruz: Yoksa siz de vatan haini misiniz?
İNSANIN ONLARI EKRANDA DİNLERKEN, 'NE BAĞIRIYORSUN YA' DİYESİ GELİYOR. 'NE BAĞIRIYORSUN; NEYE BAĞIRIYORSUN; TEK VATANSEVER SEN MİSİN SANIYORSUN?'
Onlar bize kızdıkça ben de onlara kızıyorum...
Birileri var ki, yaşadığımız terör sorununa onlar gibi bakmadığımız, onların çözümlerine evet demediğimiz için bizi hainlikle suçluyorlar...
Cesarete bakın...
Alttan alıyoruz diye, altta kalıyoruz...
Hepsi bağırıyor...
Neymiş...
Terör sorunu çok kısa sürede çözülürmüş ama 'politikacılar vatan haini olmasaymış'...
Özal'dan Tayyip Erdoğan'a kadar kim iktidar olmuşsa, hepsi 'hain'...
Niye?
O arkadaşları dinlemediler ve Irak'a girip altını üstüne getirmediler diye!
Ben bu 'emekli asker zihniyetinin' hastasıyım...
Hayır onlar seslerini yükseltip her fırsatta her önlerine gelene hain dedikçe, hiddet kesiliyorum...
Koskoca orduyu Irak'a sokacaksın, oradakilerin kafalarını kıracaksın; sorun çözülecek...
Ordu'da üst düzey komutanlık yapmışlar, o çatışma noktalarında bulunmuşlar, referans kişi, bilgisine değer verilen kişi olarak ekrana davet ediliyorlar...
Bizim ufkumuzu açmak, aklımızı harekete geçirmek yerine hamaset nutukları atıyorlar...
Türk Silahlı Kuvvetleri tabii ki şehit verecek...
Şehit vermek bir acziyet işareti mi?
Her şehit verişte şu düzdüğümüz ağıtların, yıllardır dökülen gözyaşlarının çözüme bir katkısı oluyor mu?
İlker Başbuğ, Kara Kuvvetleri Komutanı olduğu dönemde artık 'vatandaş çocuğunu' komando yapmayacaklarını, sadece 'kadrolu komandoyla terörle mücadele yapacaklarını' söylediğinde hepimiz sevinmedik mi?
İşte aklın gerektirdiği çözüm oydu... TSK, o çözümü yürürlüğe koydu...
Bizim akla ihtiyacımız var; hiddete değil...
NEVZAT BASIM
NOTLAR:
NOT 1
Akıl şunu diyor:
Türkiye, terörle mücadele stratejisini sorgulamalı;
sınamalı;
gerekirse askerden yanıt istemeli;
onun teknik bilgisini almalı ve kamuoyu kendisine gereken o teknik bilgiyle olayı kavramalı...
NOT 2
Uzunca bir süredir yazmak istiyordum; şimdi yazma sırasıymış...
BİR ASKERLE TERÖRLE MÜCADELEYİ TARTIŞMAK NASIL OLMALI?
Emekli albay ERDAL SARIZEYBEK'in İHANETİ GÖRDÜM kitabını okurken - ki kitap sayısız baskı yaptı - aklımda hep bu soru vardı...
- Asker, eğer sorun tamamen askeri yöntemlerle çözülmemişse, bunu İHANET sayıyor. Tıpkı Erdal Sarızeybek'in yaptığı gibi...
Erdal Sarızeybek'in çözümü ne?
Bir düşman var... O düşmana yardım edenleri de düşman sayacaksın; topyekün hepsinin kafasını kıracaksın...
Çünkü: Sen onları yok etmezsen, onlar seni yokediyor...
Ve bu mantıkla... Her şey gerisin geri eski haline dönüyor. Şehit veriliyor ağlanıyor; bitsin artık bu durum deniyor; sonra tekrar şehit veriliyor...
Aynı tas, aynı hamam...
Bir yılgınlık psikolojisi geliştiriliyor...
Bir sivil iktidardan NEFRET hali: Gerekeni yapmadı, emri vermedi; ortamı hazırlamadı diye...
Peki, teröre bulaşmış herkesi 'yok ederek' çözümün mümkün olduğu iddiası, gerçekten doğru mu?
Ayrıca teröre destek veren, ortam sağlayan herkesi YOK EDEBİLİRLİĞİNİZ, YENİLGİYE UĞRATABİLİRLİĞİNİZ var mı?
Sorun sadece 'terör' mü? Terörü besleyen sadece kötü niyetli manipülatörler mi?
Soruları istediğiniz gibi çoğaltın; ben onlarla bizim aramızda bir tartışma yapmanın henüz uygun bir zemini olmadığına inanıyorum...
Aklın yolunu arayanlar ile Erdal Sarızeybek gibi düşünenler arasında, 'oturup konuşmanın yolunu açacak' tek çözüm var:
Kendilerinden farklı düşünenleri ihanetle suçlamaktan vazgeçmeleri...
NOT 3
Türkiye'nin terörle mücadele ederken şehit veriyor olması, anormal mi?
Her şehit sonrası, o yaralı, yüreklerine ateş düşmüş insanları, ekran karşısında ağlatarak onları istismar etmiyor muyuz?
Onların kan ağladıklarını, biliyoruz... Onların ağlamalarını, gözyaşlarını izlemek, izlettirmek, bana AYIP geliyor; kendi mesleğim adına fazlasıyla üzülüyorum.
NOT 4
Çok yazdım; benim gibi düşünen milyonlarca kişi olduğunu da biliyorum.
Türkiye, Kürt sorununu nasıl çözeceğini konuşmuyor; konuşmadan, üstüne yatarak bir sorunu çözme şansımız yok.
Teröre lanet ediyoruz ama nasıl çözeceğimizi doğru dürüst, konuşmuyoruz. DÜRÜST'e vurgu yapmak; altını kalınca çizmek istiyorum.
NOT 5
Bu yazıya bir de 'emekli askerlerle aynı yerde duran sivilleri' eklemek gerekiyor...
Bıraksanız, silaha sarılıp sokağa çıkacaklar; öyle öfkeliler...
Siz onlar gibi öfke duymuyorsanız, vay halinize...
Öfke olmuşlar, baştan ayağa öfke kesilmişler; bıraksanız, alıp başlarını gidecekler...
Çözüm bu mu Allahaşkına?
İçimize sinmiş bu, 'hayata Türk gibi bakma, seni bir aptal sanırlar' durumu...
Yakıp yıkıcılar; öfke kusucular onlar...
Bizi 'çaresiz' bırakıyorsunuz arkadaşlar ve ne diyeceğimizi bilemiyoruz...
TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK SİYASİ PARTİSİ, KARARSIZLAR PARTİSİDİR: Vatandaş Nevzat Basım yerel seçimlerde nasıl oy verecek?
İNSANIN ONLARI EKRANDA DİNLERKEN, 'NE BAĞIRIYORSUN YA' DİYESİ GELİYOR. 'NE BAĞIRIYORSUN; NEYE BAĞIRIYORSUN; TEK VATANSEVER SEN MİSİN SANIYORSUN?'
BENİM YAŞADIĞIM KREDİ KARTI SORUNUNU SİZ DE YAŞAMIŞ OLABİLİRSİNİZ: Bayram alışverişini kredi kartıyla yapanların başına geldi mi bilmiyorum; ama benim geldi...
|