|
|
29 Aralık 2006 Cuma 11:13
|
Yazarlar
|
Mr. Bilmem Kim'ler
Sanırız Türkiye ekonomisinde 2006 yılı, Türk bankalarının yabancılara "haraç mezat" satıldığı bir yıl olarak anımsanacaktır.
"Haraç mezat" sözünü lafın gelişi kullandık. Yoksa 2006 yılında öyle değerinin çok altında satılan bir Türk bankası olmamıştır.
2006'da şu bankaların hisselerinin tümü ya da bir kısmı yabancılara satıldı:
Fibansbank;
Şekerbank;
Ada Bank;
Tat Yatırım Bankası;
Alternatif Bank;
Denizbank;
AKBANK.
Liste uzun değil mi ?
Zaten sanırız bu uzun liste, BDDK Başkanımızı, "ben Bankalar Birliğinin başında Mr. Bilmem Kimi görmek istemiyorum" demecini vermeye itti. Açıkçası iyi ki de itmiş. Çünkü bu demeç sayesinde Türk ekonomi kamuoyunda yararlı bir tartışma başladı: Türk bankacılık sektöründe yabancı payı ne olmalıdır ?
En son, Türk bankacılık sektörünün en önemli adlarından Erol Sabancı (AKBANK) , görüşünü söyledi: "Bankacılıkta yabancı payı %25'i geçmemelidir". Hem de bu sözü, CITI GROUP ile evlilik yapan AKBANK Yönetim Kurulu başkanı söylüyor (%20 AKBANK hissesi CITI GROUP'a satılacak) !
Biz ise bunun tersi bir görüşteyiz. Bankacılık sektörünün; ve diğer bir çok sektörün, yabancılara karşı korunması gereken "stratejik sektör" olduğu söylemine kesinkes katılmıyoruz. Zaten liberal ve demokrat ekonomi / politika anlayışımızda bu tür stratejik sektör tanımlamalarına da hiç yer yoktur.
Peki Türk bankacılık sektörünün yabancılara bir yere kadar açık olmasını savunanlar haksızlar mı ?
Mantıklı tezleri var...
İşte onlardan birini, dünyaya açık; iyi yetişmiş; uluslararası firmalarda çalışmış, bir arkadaşımın samimi görüşlerini aşağıda veriyorum:
"... ben bugüne değil de biraz geleceğe bakmak gerektiğini düşünüyorum. Öyle üç ya da beş yıl da değil, daha ileriye bakalım. Bugün bu satın almalarda sorun gözükmüyor olabilir. Aynen 1995'de gümrük birliğinde gözükmediği gibi.
Bu satın almaların sürdüğünü düşün. Ve geçekten de sürecek gibi de gözüküyor.
Çünkü iki taraf da (alan da satan da) güzel paralar kazanıyor.
Kimse hayal bile edemediği fiyatlara tesislerini satıyor.
Süper bir örnek: NESTLE. Önce SANSU'yu satın aldılar. Geçenlerde de ERİKLİ suyu satın aldılar. Tekel olma yolunda gidiyor adamlar ! Erikli suya tam 150 milyon dolar fiyat biçilmiş !!!
Yakın zamanda hayal bile edilemezdi bu fiyatlar... Ama 15 - 20 yıl sonrasını düşünsene. Adam bir kaç tesis daha almış ve gerçek bir su tekeli (monopolu) olmuş örneğin...
Aslında "örnek" değil de bana göre hedeflenen bu.
Bu uygulamayı bütün sektörlere yayarak düşündüğüm zaman bütün (ekonomi) kalelerin ele geçirilmiş olduğunu görüyorum.
"Seçenler" biz olsak da, "seçilenleri" dünya devi firmaların belirlediği bir ülke görüyorum.
Savaş ile elde edemedikleri ve bizim kanımızla savunduğumuz bağımsızlığımızı, bu yolla ele geçirdiklerini görüyorum.
Sonuç olarak hepimizi, yabancı şirketlerde çalışan; karnı doyan; teknolojik oyuncaklara sahip (!); kolayca avutulan ... köleler olarak görüyorum...
Benim de genel görüşlerim senin gibi liberal. Alım satım serbest olmalı tabii ki.
Ancak ben öyle senin gibi kolayca, "bundan bir sorun olmaz" diyemiyorum.
Yine liberal olarak gerekli önlemini almak gerektiğini düşünüyorum.
Nasıl olduğunu bilsem yazarım ama bilmiyorum.
Ama yineliyorum, vurdumduymazlık ve bir şey olmaz demek yanlış.
... "
İşte bu da diğer görüş. Yani "Bankalar Birliğinin başında Mr. Blimem Kimi görmek istemeyen" görüş...
Kimin haklı olduğunu yıllar içinde anlayacağız. Ama korkarım anladığımızda, biz de haklı olsak, karşı taraf da haklı olsa, bazı şeyler için geç olacak...
Ya da zarlar çoktan atılmış olacak !
Umarız o atılan zarlar "gele" gelmez...
Ertuğ Yaşar; İstanbul 29.12.2006
ertug@yasar.nom.tr www.ertugyasar.com
İçimize sinmiş bu, 'hayata Türk gibi bakma, seni bir aptal sanırlar' durumu...
Yakıp yıkıcılar; öfke kusucular onlar...
Bizi 'çaresiz' bırakıyorsunuz arkadaşlar ve ne diyeceğimizi bilemiyoruz...
TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK SİYASİ PARTİSİ, KARARSIZLAR PARTİSİDİR: Vatandaş Nevzat Basım yerel seçimlerde nasıl oy verecek?
İNSANIN ONLARI EKRANDA DİNLERKEN, 'NE BAĞIRIYORSUN YA' DİYESİ GELİYOR. 'NE BAĞIRIYORSUN; NEYE BAĞIRIYORSUN; TEK VATANSEVER SEN MİSİN SANIYORSUN?'
BENİM YAŞADIĞIM KREDİ KARTI SORUNUNU SİZ DE YAŞAMIŞ OLABİLİRSİNİZ: Bayram alışverişini kredi kartıyla yapanların başına geldi mi bilmiyorum; ama benim geldi...
|