|
|
05 Ocak 2007 Cuma 12:12
|
Yazarlar
|
Türk edebiyatçıları bizden uzak dursun...
Türk edebiyatının geneline sinmiş bir 'acı çekme', marjinallik yoluyla kendini ve yaptığı işi yüceltme eğilimi var... Hangi edebiyat dergisini elinize alsanız bir acınma ve sızlanma retoriği...
Türk edebiyatı derken, altını çizmeden geçemeyeceğim...
Bugüne kadar okuduğum ve beni çok derinden etkileyen 10 romanı yazmam gerekirse, 9'u 'yabancı'...
Bana beni anlatan romanların ve yazarlarının 'yabancı olması' benim suçum mu, edebiyat üretenlerin suçu mu?
Kendimi bildim bileli, Türk edebiyat çevrelerine bir kasvet hakimdir... Kasvetten kastım şu: Hüzün... Kendine acıma... İçerisinde yaşadığı toplumun kültürünü küçümseme... Acı çekerek yaptığı işi yüceltme... (Tenzih ettiğim yazarlarımız da var tabii ki...)
Bazen bu üslubu kullanıyorum, kusura bakmayın... (Kestirip atan bir üslup, farkındayım... Ama 40 yıldır kendi kendimle hesaplaşıyorum, nezaket gözümde zaman kaybı...)
Yaşım 40'ı geçtikten sonra, bu üslubu sonuna kadar kullanmakta kendimi haklı görmeye başladım...
Kaybedecek zamanım yok, sözlerimi net söylemeliyim...
Bizim edebiyatçıları karşıma alsam, hepsine, büyük bir cesaretle diyeceğim ki: Geçin bu işleri kardeşim...
Önce 'çok satan'ı üretin... Çok okunanı...
Mastürbasyonu bırakın... Yakınmayı da...
Vehmettiğiniz derinlik, bir ilüzyon... Kendi sıkıntınızda, boğulmuşsunuz...
Sizi okuyamıyorum...
Sizi 'tüketemiyorum', çünkü sıkılıyorum...
Dergilerinizin hepsi, palavra...
Kendinizden başkasına söyleyecek sözünüz yok; abuklamalarınızın paylaşanı da...
Önce 'çok satmayı' düşünün... Çok okunmayı...
Bizim edebiyatı bundan sonra 'çok satmayı, çok okutmayı' düşünmek terbiye edecek; ben bunu bilir bunu söylerim...
Kitleleri ve kitlenin ilgisini aşağılayan, 1800 model (1800'lü yılların edebiyat anlayışı) edebiyatçılar; çöpe...
Acı çekmeyen ve çektirmeyen bir edebiyat istiyoruz; kaygısı 'anlaşılır' olmak, 'daha fazla sayıda insan tarafından anlaşılmak' olan...
NEVZAT BASIM
İçimize sinmiş bu, 'hayata Türk gibi bakma, seni bir aptal sanırlar' durumu...
Yakıp yıkıcılar; öfke kusucular onlar...
Bizi 'çaresiz' bırakıyorsunuz arkadaşlar ve ne diyeceğimizi bilemiyoruz...
TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK SİYASİ PARTİSİ, KARARSIZLAR PARTİSİDİR: Vatandaş Nevzat Basım yerel seçimlerde nasıl oy verecek?
İNSANIN ONLARI EKRANDA DİNLERKEN, 'NE BAĞIRIYORSUN YA' DİYESİ GELİYOR. 'NE BAĞIRIYORSUN; NEYE BAĞIRIYORSUN; TEK VATANSEVER SEN MİSİN SANIYORSUN?'
BENİM YAŞADIĞIM KREDİ KARTI SORUNUNU SİZ DE YAŞAMIŞ OLABİLİRSİNİZ: Bayram alışverişini kredi kartıyla yapanların başına geldi mi bilmiyorum; ama benim geldi...
|