|
|
12 Ocak 2007 Cuma 13:45
|
Yazarlar
|
Venezüella Elektriği
Venezüella'da üçüncü dönem başkanlığına seçilen Sosyalist politikacı Hugo Chavez, Türkiye'ye kadar uzanan bir "uluslararası korku sarmalı" başlattı.
Azgın bir Amerika ve Kapitalizm karşıtı olan Chavez'in, üçüncü döneminde çok daha sosyalist politikalar izlemesi bekleniyor.
Bu politikalardan biri de, yabancı firmaların elinde bulunan işletmelerin ulusallaştırılması olacakmış. Örneğin, ortaklarından biri Amerikalı Verizon Communications, diğeri de İspanyol Telefonica olan Venezüella TELEKOM firması (CANTV), hızla ulusallaştırılacakmış.
İşte uluslararası sermaye de bu eğilimden rahatsız. Çünkü özellikle yabancı yatırımcılara karşı hak ve hukuk tanımaz bir görüntü sergileyen Chavez'in, CANTV için piyasa değerini değil de kafasına göre bir fiyatı ödeyeceği düşünülüyor. Hal bu ki Venezüella Hazinesinin parası var (çünkü petrol gelirleri var). Ama korkarız Chavez, bu geliri uluslararası sermayeye kaptırmak istemiyor ! Bu hafta başında yaptığı konuşmada Chavez, Venezüella Merkez Bankasının bağımsızlığına son verilmesini istedi. Yabancı uzmanlar da bu çağrıyı, ülke döviz rezervlerinin popülist konulara harcayacağının işareti olarak algıladılar.
Son iki - üç gündür Türkiye'de yaşanan "Borsa aşağı, Dolar yukarı" eğiliminin ardında biraz bu "Venezüella olgusu" yatıyor. Ama dedik ya, sadece "biraz"...
Çünkü, eğer biz Türkiye içinde yeterince istikrarlı olsak, bu tür uluslararası çalkantılar bizi oldukça az etkiler.
Ama biz nerede ise istikrarsızlık abidesi gibiyiz...
Son hafta içinde yaşanan olaylara bakın: İlk olay, özelleştirmeden sorumlu bakanın bile haberi olmadan, Başbakanın elektrik dağıtım ihalelerinin erteleneceğini söylemesidir (bildiğiniz gibi Hükümet de bu açıklamadan hemen birkaç gün sonra erteleme kararını aldı).
İkinci olay ise, uluslararası sermayenin baskısı ile, yabancı yatırımcılar için mukimlik belgesi (ikametgah belgesi) getirilmesi zorunluluğunun kaldırılmasıdır. Belki anımsarsınız, Mayıs 2006 dalgalanması sırasında bir ödün olarak, yabancı yatırımcıların sahip oldukları bonolardan alınan vergilerin sıfırlanması kararlaştırılmıştı. Ama kimin yabancı olduğunu belirlemek için de yabancı yatırımcılardan yurtdışında mukimlik belgesi istenmeye başlanmıştı. İşte şimdi uluslararası sermayeye bir ödün daha veriyoruz: Onlardan yabancı olduklarına dair kanıt (ikametgah belgesi) istemeyeceğiz !
...
Elektrik dağıtım ihalelerinin ertelenmesi kararına dönelim. Merak ediyorum, acaba Türkiye'deki politikacıların hepsi mi "kasaba politikacısı" ? Yani acaba hepsi mi bu kadar sığ ve dar görüşlü ? Politikacının genel seçim öncesi seçim politikası izleme isteğini anlayabilirim. Sanırım hemen herkes de anlar. Ama, "elektrik dağıtım işi özelleşince yeni sahipleri zam yapar, bu zam da bizden bilinir" demek kadar sığ bir mantık olabilir mi ?
Özelleştirme sözleşmesini yazan sizsiniz. Oraya "2007'de zam yapılmaz" diye yazarsınız; olur biter ! İşin uzmanı arkadaşlardan öğrendiğime göre, zaten sözleşmede "beş yıl zam yapılmaz" kuralı varmış. Ama dağıtım şebekelerine aday olan alıcılar, bu şart olduğu için, şimdiden %20 zam yapılmasını istemişler. Eh onlar da haklı.
Sonuçta bir iş (ya da bir firma), beklenen nakit akış tablosuna göre değerlendirilir, fiyatlandırılır ve satın alınır. Eğer önümüzdeki beş yılda birim satış fiyatımız 100 YTL ve sabitse, 120 YTL olup sabit olmasına göre arada çok fark olur...
Yani korkarız, "kasaba politikacılarından oluşmuş AKP Hükümeti", bir taraftan zam yapmayarak kamuoyuna şirin gözükmeye çalışıyor; diğer taraftan da "aman özelleştirme geliri iyi olsun" diye beklenen nakit akış tablosunu yüksek tutacak zammı özelleştirme ihalesi öncesi yapmak istiyor !
Ama Cancağızlarım, ya yardan vazgeçeceksiniz, ya da serden... Yoksa uluslararası sermaye size öyle bir tokat atar ki, öyle beş puanlık faiz artışı ile bile bu tokadın açısını silemezsiniz.
Ertuğ Yaşar;
İstanbul 12.01.2007
ertug@yasar.nom.tr
www.ertugyasar.com
İçimize sinmiş bu, 'hayata Türk gibi bakma, seni bir aptal sanırlar' durumu...
Yakıp yıkıcılar; öfke kusucular onlar...
Bizi 'çaresiz' bırakıyorsunuz arkadaşlar ve ne diyeceğimizi bilemiyoruz...
TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK SİYASİ PARTİSİ, KARARSIZLAR PARTİSİDİR: Vatandaş Nevzat Basım yerel seçimlerde nasıl oy verecek?
İNSANIN ONLARI EKRANDA DİNLERKEN, 'NE BAĞIRIYORSUN YA' DİYESİ GELİYOR. 'NE BAĞIRIYORSUN; NEYE BAĞIRIYORSUN; TEK VATANSEVER SEN MİSİN SANIYORSUN?'
BENİM YAŞADIĞIM KREDİ KARTI SORUNUNU SİZ DE YAŞAMIŞ OLABİLİRSİNİZ: Bayram alışverişini kredi kartıyla yapanların başına geldi mi bilmiyorum; ama benim geldi...
|