|
|
03 Mart 2009 Salı 09:20
|
Yazarlar
|
Hepimiz kabadayıyız, hepimiz MAGANDAYIZ
Yiyelim birbirimizi, olsun bitsin...
Deniz Baykal ile Tayyip Erdoğan arasındaki maganda muhabbeti değil derdim.
Derdim, vatandaşlar olarak, bizlerin arasında kol gezen tamir olunmaz magandalık.
Trafikte...
Sokakta yürürken...
Alışveriş yaparken...
Kitle halinde bulunduğumuz neresi varsa, hepimiz magandayız, kabayız, kabadayıyız.
Hiç kimse alttan almıyor.
Herkes haklı.
Tahammül, hoşgörü; bildiğimiz şeylerden değil...
En küçük bir hareket, kişiliğe karşı yapılmış gibi algılanıyor.
Herkes kırılgan, herkes sinirlenmeye her an hazır, herkes kavgayı bekliyor.
Daha geçen gün, market kapısında omuz atma - yol verme kavgası yüzünden cinayet çıkmadı mı?
Girin bir markete, onlarca böyle vaka görürsünüz gün içerisinde.
Bunca magandalığa karşın bu kadar az cinayet işlenmesi, belki de 'kavga etmeyi de bilmeyişimizdendir'.
Herkes, en küçük bir sözde kavgaya hazır ama kavga da edilmiyor: Bağır çağır...
Silkinip kendimize gelelim diyeceğim de, bu durumdan uyanış öyle birden bire olmuyor.
Yok mudur bir centilmen, kurtaracak bu ülkenin baht-ı kara maderini?
Bir centilmen siyasetçi, her şeyi değiştirebilir...
NEVZAT BASIM
NOTLAR:
Televizyon tartışmalarında da kabalık aldı başını gitti.
Kimse kimsenin sözünü dinlemiyor.
Herkes, asabi, agresif, kompleksli.
Recep İvedik'ten bir farkları var mı Allahınızı severseniz.
Alkolikler, alkolik olduklarını itiraf ederek kendi kendilerini tedave ederler; bilirsiniz Adsız Alkolikler hareketinde.
Bize de benzer bir tedavi lazım:
Kabayım; kabadayıyım; alttan almayı bilmem, ters bakışı, omuz atışı kendime hakaret sayar kendimi kaybederim, çözemem komplekslerimi içimde düğüm düğümlenirim.
Ben bir Magandayım.
Desek hep birlikte toplanıp Taksim meydanında, hepimize çok iyi gelebilir, ne dersiniz?
Toplu magandalik tedavi ayini :-)
İşkence görmüşler: Allah belasını versin miş o 12 Eylül yönetiminin... Eyvallah! Peki ama sizin hiç mi hatanız yoktu:
12 Eylül Anayasası olmasaydı, bugün İstanbul Boğazı'ndaki kıyı şeridini de, Caddebostan sahilini de, Bakırköy - Yeşilköy - Florya kıyılarını da RÜYAMIZDA BİLE göremezdik.
Kemal Kılıçdaroğlu çoktandır, Deniz Baykal'ın onaylamayacağı şeyleri söyleyip, geri adım atmak zorunda kalıyor.
Yabancı bir dille ibadet eden biz Türklerin en önemli sorunlarından biri de bu: Dualar...
BELÇİKA PKK YÖNETİCİLERİNİ GÖZALTINA ALIP 'MEMNUNİYET' YARATIYOR Kİ, AMERİKA, 'FAZLA ACITMADAN' ERMENİ SOYKIRIMI İDDİALARINI KOMİTEDEN GEÇİREBİLSİN: SİZİN AKLINIZ BUNA EVET DER Mİ?
BAŞBAKANI ÇOK SEVEN, ONU 'ZOR BULUNUR BİR İNSAN OLARAK' DEĞERLENDİRENLERE SESLENMEK İSTİYORUM: ELBETTE, HEPİMİZ İÇİN ÇOK DEĞERLİ İNSANLAR VARDIR. ANCAK BAŞBAKANIN 'GERÇEĞİNİ DE GÖRMEK ZORUNDASINIZ'
|