|
|
18 Ocak 2007 Perşembe 10:10
|
Yazarlar
|
Zaman ve Cumhuriyet gazetelerinin editoryal işçilikleri üzerine: Bu iki gazetenin tamamını neden okuyamaz, habere neden doyamazsınız?
Yazı yazmak, yazılan üzerinde emek harcamak, bizde pek 'iş'ten sayılmaz; hatta iş olarak bile görülmez. Ama kelime işçiliği ciddi bir iştir ve editörlük, ciddi bir meslek...
Zaman gazetesinin son iki - üç yıldaki editoryal işçiliği, beni de rahatsız ediyor...
Gazete yönetimlerinin kendilerini 'ululamaları' sık rastlanan bir durum... Zaman gazetesi de görünümü ve içeriğiyle, ağır başlı haber sunumuyla, 'entelektüel bir ululama' faaliyeti yürütüyor uzun süredir...
Sanki, Cumhuriyet gazetesinin 'diğer kanat versiyonu' onlar...
Ancak bir gazeteci olarak açıkça yazmalıyım ki, ne Cumhuriyet, gazetecilik anlamında emek harcanmış, iyi bir gazete, ne de Zaman... İkisi de editoryal zaafiyetleri olan, işçilik sorunları olan gazeteler...
Ne demek istediğimi şöyle açıklamalıyım:
Normal bir insan, bir gazeteyi sayfalarını çevirerek okur...
Bu sırada da başlık ve spotları tarayarak, gündemden haberdar olur; öğrenmesi gerekeni öğrenir...
Normal bir insanın, bir günde 4 haberden fazlasının TAMAMINI OKUDUĞU, vaki değildir...
Yani en ortalama okur, okursa, bir günde en fazla 4 haberin tamamını okur...
Gerisi: Gerisi başlık ve spot tarayarak olaylardan haberdar olmaktır...
Bu, günümüz hayat koşuşturmasının bir gerçeğidir...
Gazeteler, bu gerçeğe ve ihtiyaca göre 'hizmet sunmak' zorunda...
Ne Cumhuriyet'i ne de Zaman'ı, yukarıda tarif ettiğim biçimde okumanız mümkündür...
Çünkü bu iki gazete de başlıkları ve spotlarıyla, bize o haberin içeriğinin tam bir özetini vermezler; veremezler...
Bir haberin başlığı ve spotuyla tam bir özetini verebilmek, GERÇEK BİR EDİTORYAL beceridir...
Bu beceri, bu alanda kendisini yetiştirmiş gazetecilerin işidir...
Zaman ve Cumhuriyet gazeteleri, haberin içeriğini haberin sonuna kadar okumadan vermezler size...
Bir gazetede büyüklü küçüklü 80 ila 120 civarında haber bulunur... Bunların ortalama 40 tanesi, oturup bir seferde okunamayacak uzunluktadır... Her birine, tamamını okumak için 5 dakika verseniz, 40 çarpı 5 eşittir 200 dakika yapar...
En iyi gazete, kendisini en kolay ve en hızlı okutabilen ve 'okudum hissi', habere doydum hissi verebilen gazetedir...
Bu da ancak iyi işçilikle olur...
NEVZAT BASIM
İçimize sinmiş bu, 'hayata Türk gibi bakma, seni bir aptal sanırlar' durumu...
Yakıp yıkıcılar; öfke kusucular onlar...
Bizi 'çaresiz' bırakıyorsunuz arkadaşlar ve ne diyeceğimizi bilemiyoruz...
TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK SİYASİ PARTİSİ, KARARSIZLAR PARTİSİDİR: Vatandaş Nevzat Basım yerel seçimlerde nasıl oy verecek?
İNSANIN ONLARI EKRANDA DİNLERKEN, 'NE BAĞIRIYORSUN YA' DİYESİ GELİYOR. 'NE BAĞIRIYORSUN; NEYE BAĞIRIYORSUN; TEK VATANSEVER SEN MİSİN SANIYORSUN?'
BENİM YAŞADIĞIM KREDİ KARTI SORUNUNU SİZ DE YAŞAMIŞ OLABİLİRSİNİZ: Bayram alışverişini kredi kartıyla yapanların başına geldi mi bilmiyorum; ama benim geldi...
|