Meclis Başkanı Şentop: İstanbul Sözleşmesi'nden çıkmak zorunda değiliz

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, İstanbul Sözleşmesi'ne ilişkin tartışmalar hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

TBMM Başkanı Şentop, İstanbul Sözleşmesi'ne ilişkin tartışmalar konusundaki soru üzerine, bu konudaki değerlendirmeyi TBMM Başkanı olarak değil akademisyen kimliği ile yapmayı tercih ettiğini söyledi.

Türkiye'de birçok tartışmanın ölüm kalım tartışması haline getirildiğine işaret eden Şentop, bu şekilde konuların içinden çıkılamayacağını, meselelerin daha soğukkanlı ve objektif şekilde tartışılmasının doğru olacağını dile getirdi. 

Siyaset, futbol ve dinin herkesin uzmanlık alanı gibi göründüğünü ifade eden Şentop, şunları kaydetti:

"Bir futbolcu topa sol ayağı ile vurduğu için sonuç alamadı, acaba sağ ayağı ile vursaydı sonuç alınabilir miydi? Bu tartışma içinden çıkılmaz bir tartışma ama üzerinde saatlerce konuşulabilir çünkü ölçüsü, kriteri yok. Siyaseti böyle yapmamalıyız. Siyaseti bence somut kriterler, ölçülebilir şeyler üzerine oturtmamız lazım. Diyelim ki kadın cinayetleri arttı. Bunun sebebi İstanbul Sözleşmesi midir? Bunu nasıl ispat edebiliriz? Eğer öyleyse hakikaten o sözleşmenin üzerine gidelim. Ya da 'toplumsal yapımıza, aile kurumumuza bu sözleşme zarar veriyor'. Var mıdır, yok mudur? Varsa ne kadar vardır, miktarı, ağırlığı nedir? 9 sene önce imzalanmış bir sözleşmeden, insanların kalkıp da birbirine sövecek kadar tartışmayı bir noktaya taşımasını da ayıp ve yakışıksız buluyorum."

"ÇIKMAYI ZORUNLU KILAN BİR DURUM YOK"

AK Parti iktidarlarında kadına karşı şiddetin önlenmesine yönelik birçok adım atıldığını vurgulayan Şentop, şöyle devam etti:

"Bu İstanbul Sözleşmesi ile bağlı bir husus değil. Hukuki düzenlemelerle beraber fiziki şartlarla ilgili düzenlemeler yapılmıştır. 'Sözleşme kalkarsa kadına şiddet artar' ya da 'sözleşme kalkmazsa kadına şiddet artar' ya da 'aile yapısı bozulur' demek yanlıştır. Etkisi var mıdır, yok mudur bunun tartışması yapılabilir. Uluslararası sözleşmelerin doğrudan bizim hukuk sistemimizde, uygulamamızda, sosyal hayatımızda bir etkisi yoktur. 

Bu konuyla ilgili zaten kanun var. Dolayısıyla aksayan, itiraz edilen yönler varsa bunlar kanunda yapılacak değişikliklerle giderilebilir, uygulamada yapılacak değişikliklerle giderilebilir. İstanbul Sözleşmesi'nde Avrupa merkezli bir hak anlayışı var, paradigması var. Bunun içerisinde de kadın haklarıyla ilgili bir paradigma var. Bu paradigmanın bazı unsurları evrensel, buna itirazımız yok ama bazı unsurları ise Batı Avrupa'nın kültürel unsurları. Avrupa, bu paradigmayı evrensel bir paradigma olarak dayatıyor bütün dünyaya. Bu birçok uluslararası sözleşmeye, mahkeme kararlarına ve siyasi kararlara da yansıyor. Evrensel olan, bütün dünyanın ittifak edeceği hususlar üzerinde mutlaka mutabakat sağlanmalıdır. Ama Avrupa kültürünün yansıması olarak ortaya çıkan bazı hususların, gerek insan hakları gerekse kadın hakları bağlamında ayrıca tartışılması lazım."

Kadına şiddet konusunda Türkiye'nin çok adım attığına dikkati çeken Şentop, "İstanbul Sözleşmesi'nin de buna katkısının olduğunu düşünüyorum. İtiraz edilen, aksayan yönlerin olması halinde bunların kanunla ilgili mevzuatlar üzerinden değerlendirilebileceği kanaatindeyim. Bu anlamda sözleşmeden çıkmayı zorunlu kılan bir durum olduğu kanaatinde değilim. Akademisyen olarak kanaatim budur." dedi.