Süleyman Özışık yazdı! CHP’li başkanın toplu tecavüzü…

Türkiye gazetesi yazarı ve Nethaber Genel Müdürü Süleyman Özışık, Gazeteci Mehmet Özışık'ın ortaya çıkardığı CHPLİ başkanın tecavüz skandalı ve 12 yaşındaki kız çocuğuna yönelik cinsel istismarda bulunan sapık şeyh Fatih Nurullah hakkında çarpıcı bir yazı kaleme aldı..

Aynı hafta içinde iki büyük kepazelikle, iki büyük skandalla sarsıldı Türkiye. Bunlardan ilki, kendine "şeyh" diyen Fatih Nurullah isimli bir sapığın 12 yaşındaki kız çocuğuna yönelik cinsel taciziydi.
Şeyh bozuntusu tutuklanıp hapse atıldı, adalet önünde hesap verecek...
İkinci skandal haberi ise Didim’den geldi.
Gazeteci Mehmet Özışık, Didim’in CHP’li Belediye Başkanı Ahmet Deniz Atabay’ın, kendisinden iş istemeye gelen bir kadına başkan yardımcıları ile birlikte topluca tecavüz ettiğini ortaya çıkardı!..
Üstelik bu toplu tecavüzün, belediye başkanının emriyle kamera kaydına alındığı ortaya çıktı. Başkan Atabay’ın tecavüz sırasında kamera kaydı alan personeline, “Oğlum beni kadraja alıyor musun? Güzel çek” diye talimat verdiği görüntülerde mevcut.
Sadece bu değil.
Başkan Atabay’ın aynı kasette “Ot” dediğimiz uyuşturucudan kullandığı, tecavüz ettiği ve ettirdiği kadına “Buyurun bir sigara yakın” diyerek bu ‘ot’tan verdiği, kadının içtikten sonra kendinden geçtiği ve tecavüzün bu aşamadan sonra başladığı görülüyor.
Sadece bu da değil…
Kamera görüntülerinde, belediye başkanının toplu tecavüzden sonra bu kez aynı ortamda bulunan ve az önce yaşanan tecavüzü seyreden belediye meclisinden evli bir kadının, belediye başkan yardımcısıyla, yine kamera önünde yaşadığı sapkınlık derecesindeki birliktelik görüntüleri de var.
Bakın dikkat henüz üç satır yazdım ama bu üç satırda birden fazla suç ve rezillik var.
Olay bu kadar büyük yani!
Mehmet Özışık ilk etapta bunları dile getirince her ne hikmetse belediye çalışanları kendisini iftiracılıkla suçlayıp hakaretler savurdu.
Yine her ne hikmetse, AK Parti Didim İlçe Teşkilatı da bu tecavüzcü sapık belediye başkanına sahip çıkarak, Mehmet Özışık’ı tetikçilikle suçladı.
Artık nasıl bir çıkar ilişkileri varsa…
İş bu noktaya gelince, Mehmet Özışık yaşanan toplu tecavüze ait bazı kamera kayıtlarını sosyal medya hesaplarından yayınladı. Toplu tecavüze uğrayan mağdur kadınla konuşup başından geçenleri tek tek anlattırdı ve bunları da sosyal medya hesabından yayınladı.
Türkiye ayağa kalktı!
Neredeyse bütün gazeteler ve internet siteleri bu rezilliği gündemine aldı. Sosyal medya tam anlamıyla yıkıldı. Milyonlara varan mesajlar atıldı. Tabiri caizse yer yerinden oynadı.
İlginç olan ne biliyor musunuz?
Kopan bu dehşet fırtınasında CHP’nin bir tek yaprağı bile kımıldamadı arkadaş! Bir tek partili çıkıp da “Bu nasıl bir rezilliktir, bu nasıl bir haysiyetsizliktir” demedi.
Sadece onlar değil…
Bugüne kadar “Kadına şiddete hayır! Kadın tacizlerine ve tecavüzlerine hayır” diye bağırarak sözüm ona namuslu görünmeye çalışan namussuzlardan bir teki bile bu olaya dair bir söz söylemedi.
Sapık tecavüzcülerine âdeta kol kanat gerdiler. Görevden alınmaması için âdeta kendilerini siper ettiler.
Sonra ben bunlara dönüp, “Yahu namussuz arıyorsanız kendi içinize bakın” deyince zorlarına gidiyor.
Hep söylediğim bir şeyi bir kez daha tekrarlayayım.
Her kurumun içinden bir namussuzun çıkması muhtemeldir. Önemli olan şey, bu namussuzun, namussuzluğu ortaya çıktığında kurum olarak ne yaptığınızdır.
Dışlıyor musunuz?
Yargıya teslim ediyor musunuz?
Yoksa sahip mi çıkıyorsunuz?
Bugüne kadar sağ dediğimiz, muhafazakâr dediğimiz cenahta yakalanan bütün sapıklar, bütün tacizciler hem dışlanmış hem de yargıya teslim edilmiş.
Ama CHP bunun tam tersini yapıyor.
“Tecavüzcü Ensar Vakfı mı dediniz?” başlıklı yazımda detaylarını vermiştim. CHP içinde genel başkanından en alt kademedeki personeline varıncaya kadar pek çok kişinin adı tecavüzle, tacizle, çocuk istismarıyla anıldı. Ve bu tecavüzler, bu tacizler, bu çocuk istismarları belgeleriyle ortaya kondu.
CHP bunların tamamına sahip çıktı.
Yardımcısıyla yatan adamı getirip Meclis Başkanı yapmak istediler. Kılıçdaroğlu’nun akrabası tecavüzcü çıkınca kütükten akrabalık bağını sildirdiler. Tacizci olanı partiye sokarak dokunulmaz kıldılar. Şimdi de toplu tecavüz gerçekleştiren belediye başkanlarını sahipleniyorlar.
Bunları yüzlerine vurunca da “Ne demek, sen bize namussuz mu demek istiyorsun?” diye öfke nöbetleri geçiriyorlar.
E, yaptığın namussuzluk kardeşim.
Namussuza sahip çıkıyorsun, namussuzu koruyorsun. E sen bu durumda pek tabii ki namussuz oluyorsun.
Hatta namussuzun önde gideni oluyorsun.
Söyleyince zoruna gitmesin yani!