Türkiye Osmanlı gibi davranıyor! Engel olmalıyız

Türkiye'nin, Ayasofya'nın statüsünü değiştirmesi ve Doğu Akdeniz'deki faliyetlerinde geri adım atmamasına da değinen Anastasiadis, Türkiye'yi bir kez daha kınamaya davet etti.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde yayın yapan Fileleftheros gazetesine konuşan Nikos Anastasiadis, 1974 Barış Harekatı’nın yıl dönümü nedeniyle değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye'nin, Ayasofya'nın statüsünü değiştirmesi ve Doğu Akdeniz'deki faliyetlerinde geri adım atmamasına da değinen Anastasiadis, Türkiye'yi bir kez daha kınamaya davet etti.

OSMANLI GİBİ...

Anastasiadis açıklamasında, Doğu Akdeniz'deki sondaj faaliyetleriyle bölgede artan gerilim sonrası, Ayasofya'nın camiye dönüştürülmesini ve Kıbrıs Barış Harekatı'nın yıl dönümünü bahane ederek Türkiye aleyhinde kararlı bir politika uygulanması gerektiğini ifade etti.

Anastasiadis, izlenecek kararlı politikayla Türkiye’nin “Osmanlı otokrasisi” gibi davranmasının önüne geçilebileceğini söyledi.

"YATIŞTIRMA POLİTİKASI TÜRKİYE KARŞISINDA İŞE YARAMIYOR"

Yatıştırma politikasının Türkiye karşısında işe yaramadığını ve istenen sonuçları vermediğini belirten Anastasiadis, bunun denendiğini ve başarısız olduğunu savundu.

Anastasiadis, bu durumun önlenmesinin tek yolunun, uygun tedbirler vasıtasıyla Türkiye’ye net mesajlar verecek ve Türkiye’nin, “Osmanlı otokrasisinin rahat hareket edebildiği 18’inci yüzyıldaymış gibi devam edemeyeceği” anlayışını nüfuz edecek kararlı bir tutum benimsenmesi olduğunu kaydetti.

Anastasiadis ayrıca, diyaloğun yeniden başlamasına hazır olduğunu yineledi.

Anastasiadis, açıklamasında Türk yetkililer ile Kıbrıs Türk toplumundaki bazı kişilerin, Ayasofya'nın camiye dönüştürülmesine ve Yunanistan ile ilgili faaliyetlere de değindi.

“BİZ ACI ÇEKİYORUZ"

Anastasiadis, açıklamasının devamında KKTC’deki kutlamalara değinerek, “Biz bugün acı çekiyoruz, bazıları da kışkırtıcı şekilde kutlama yapıyor ve bayram ediyor.” ifadelerini kullandı.

"YENİDEN İŞGAL YAŞANIYOR"

Anastasiadis, Türkiye’nin bu suçlarının uluslararası toplum tarafından devamlı kınanmasına ve BM ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına rağmen, son dönemde daha da “tehditkar ve tahrikkar hale geldiğini” ve bu durumun, bölgedeki istikrara ciddi hasarı olduğunu öne sürdü.

Yine habere göre Anastasiadis, “1974’teki Türk işgalinden 46 yıl sonra, Münhasır Ekonomik Bölge içerisinde yeniden, Kıbrıslı Türklerin çıkarlarının korunması bahanesiyle işgal yaşandığını” iddia etti.