Bakan Kurum Kanal İstanbul'a iddialarını çürüttü

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Kanal İstanbul'a ilişkin ortaya atılan asılsız iddiaları tek tek çürüttü.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Kurum, Kanal İstanbul'a ilişkin, "ÇED sürecini çevre hassasiyetimizi en üst düzeyde tutarak yürüttük." dedi.

Bakan Kurum'un açıklamasının satır başlıkları:

Kurum, "İBB, bu toplantıya katılmış ve herhangi bir şerh veya itiraz düşmeden İBB temsilcisi de ÇED toplantı tutanağına imza atmıştı. Belediye Başkanımız daha elemanının ne yaptığını bilmiyor." dedi.

"56 KURUM VE KURULUŞ ÇED RAPOR SÜRECİNE DAHİL OLDU"

ÇED sürecinde çevre hassasiyetimizi en üst düzeyde tutarak büyüttük. İstanbul'umuzun havasına suyuna ormanlarına gölüne denizine ekolojik dengesine tamamen koruma endeksli bir bakışla yaklaştık. Bundan sonraki süreci de böyle yürüteceğiz.

- ÇED raporu ekleriyle birlikte 16 bin sayıda olan bir rapor. 56 kurum ve kuruluş ÇED raporu sürecine dahil oldu.

- Gemi sayılarına baktığımızda İstanbul Boğazı'ndan geçen gemi sayısı Panama Kanalı'nın 4, Süveyş'in 3 katı. 1930'lu yıllarda 2 gemi geçiyordu, bugün günlük ortalama 150 gemi geçiyor. Yıllık 50 bin geminin İstanbul Boğazı'ndan geçtiğini görüyoruz.

- Çevre Şehircilik Bakanlığı olarak 91 istasyonla 7 gün 24 saat boğazları izliyoruz. Görünen o ki su kalitesini ne kadar olumsuz yönde etkilediğini müşahede ediyoruz.

- 2010 yılında 672 milyon gros ton gemi geçerken, 2018 yılında 841 milyon gros ton geçmektedir. Gemi azalsa bile geminin hacmi ve taşıdığı yük miktarı artmaktadır. Akaryakıt ve tehlikeli madde taşıyan gemiler İstanbul boğazı için çok büyük tehdit arz etmektedir.

- Her yıl İstanbul Boğazı'nda 8 kaza oluşuyor. Güvenli alternatif yollar aranarak hem vatandaşımız can ve mal güvenliği, hem de denizlerdeki canlıların durumu için bir proje yapılması gerekliliği ortaya çıkmıştır.

- Bu proje için 5 ayrı alternatif güzergahlar belirlenmiştir, birbiriyle kıyaslanmış ve en doğru hat 200 bilim adamı ve 56 kamu kurum ve kuruluşunun görüşüyle seçilmiştir.

- Bu çerçevede çalışmalar başlatılmıştır. Çalışmalar 2017 temmuz ayı itibarıyla başladık. Etüt proje için ihale açtık, işlemlerin tamamlanması için de 8 Ağustos'ta süreç başladı.

- Kanal İstanbul, ülkemiz için istiklal ve istikbal projesidir. Meselenin siyasi spekülasyon ve polemik malzemesi yapılmaya çalışıldığını üzülerek izliyoruz. Kanal İstanbul, boğazı koruma ve kurtarma projesidir. Özgürlük projesidir.

SU KAYBI YAŞANACAĞI İDDİALARI ASILSIZ

- Kanal İstanbul'un susuzluk getireceğini iddia edenler var. İstanbul'un su kaybı yaşayacağı iddiası bilimsel değil, tamamen gerçek dışıdır. İstanbul'un yıllık su tüketimi 1 milyar 60 milyon metreküptür. Su rezervini titizlikle incelediğimizde Terkos Gölü ve Sazlıdere Barajı var. Kanal İstanbul, Terkos Gölü'nün koruma alanına girmemektedir.

- Kanal İstanbul projesiyle 133,9 milyon metreküp su sağlanan Terkos Gölü'nün verimi binde 2.5 azalacaktır. Sazlıdere'nin yüzde 61'i kanal içerisinde kalacak ama yüzde 39'unu koruyacağız. Toplamda Kanal'ın su rezervine etkisi yüzde 3 olacaktır.

- Kanal İstanbul ile birlikte Melen Projesi tamamlandığında İstanbul'un su rezervi ihtiyacının 34 katı su gelecek.

- Kot farkından dolayı Terkos'a dair bir sızıntı ya da yer altı suyu şişmesi beklemiyoruz. Karadeniz kıyısına yapacağımız dolgu alanıyla Karadeniz ile Terkos arasını daha güçlü hale getireceğiz ve deniz suyundan etkilenme ihtimalini en düşük hale getireceğiz.

KANAL İSTANBUL DEPREMİ TETİKLEYECEK İDDİASI

- Kanal İstanbul, depremi tetikleyecek deniyor. İstanbul'da 2 fay hattı var. Kuzey Anadolu ve Çınarcık fay hattı. İstanbul'da beklediğimiz deprem yerin 20 km altında ve 7 şiddetinin üzerinde. 21 metre derinliğindeki kanal nasıl oluyor da depremi tetikliyor?  Depremi tetikleyeceği iddiası bilimsellikten uzak gerçek dışıdır. Bizim 20 metreden daha derin otoparklarımız var. Kanal İstanbul'un depremi tetikleyeceği iddiası bilimsellikten uzak gerçek dışıdır

- 2475 yıl önceki depremleri inceleyerek yaptığımız simülasyonlarda Kanal İstanbul'un İstanbul depremine ve bunun tetiklenmesine ilişkin hiçbir alakası olmadığı tespit edilmişti.r Kanal İstanbul hattı boyunca, hem MTA hem AFAD'ın raporuna göre aktif bir fay bulunmamaktadır.

- İstanbul ısı adası olacağı iddiası Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından çürütülmüştür.

- Küçükçekmece sahilinde herhangi bir inşaat söz konusu değildir. Kaldı ki burası sit alanıdır. Kanal İstanbul ile yok olacağı söylenen Bathonea Antik Kenti ve Yarımburgaz Mağaraları inşaat ve çalışma alanının dışındadır. Kanal İstanbul sonrası yutulma diye bir şey söz konusu değildir.

"MALİYET İDDİALARI KASITLIDIR"

- 23-35 milyarlık lüzumsuz maliyet yükleneceği iddiası da tamamıyla asılsızdır, gerçek dışıdır ve kasıtlıdır.

- İBB'ye ait altyapı tesislerinin yeniden yapım maliyetleri 10 milyar lirayı bulmamaktadır. Bu çalışma İBB'nin yetkili kurumlarıyla birlikte yapılmıştır. 2011'den beri yapıldığı için kendisi bilmemektedir. Öğrenmesini tavsiye ederiz. 

- İBB'nin projeye katkı niyeti yok, açıkçası beklemiyoruz da.

"GEMİLER NEDEN KANAL İSTANBUL'DAN GEÇSİN?" SORUSUNA YANIT

- Gemiler İstanbul Boğazı'ndan bedava geçmek varken neden para vererek geçsin sorusu abesle iştigaldir. Ücretsiz geçiş hali bir kere söz konusu değil. Bekleme süresi dikkate alındığında gemilerin Kanal İstanbul'u tercih etmesi önemli bir avantaj sağlıyor. Her bir gemi için İstanbul Boğazı'nda 14 ila 30 saate ulaşan bekleme süreleri var. 2017 yılı verilerine göre tankerlerin ekonomik kaybı milyonlarca doları bulmaktadır.

- Kanal inşaatından 2 milyar metreküp hafriyat çıkacak, trafiği olumsuz etkileyecek ifadesi; yaptığımız kazı dolgu hesaplarına göre yersizdir. Çıkacak hafriyat miktarı 1.15 milyar metreküptür, depolanacağı alanlar İstanbul'un mevcut hafriyat döküm sahaları içinde değildir. Kenti içinde yapılacak diğer hafriyat alanları ile herhangi bir ilişkisi bulunmamaktadır.

- Montrö antlaşması ile ilgili soruya Bakan Kurum, "Montrö ayrıdır, Kanal İstanbul ayrıdır. Montrö'deki zorunluluğumuz devam edecek, Kanal İstanbul ile ilgili biz kendi kararlarımızı alıyoruz. O şekilde süreci işletiyoruz"