Türkiye, Rusya'dan aldığı s-400'leri ABD'ye satacak mı?

AK Parti Sözcü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki AK Parti Merkez Yürütme Kurulu toplantısının ardından gündeme dair merak edilen soruları yanıtladı.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik "Geçmişte bunların dersaneleri, televizyonları kapatılırken gidip kendilerini siper edenler. O süreçte kim bunların televizyonunu korumak için siper olmuşsa, yerlerde yuvarlanmışsa bugün FETÖ mücadelesinde gevşeme mi var diyorlar. Cumhur İttifakı FETÖ mücadelesinde son derece kararlıdır. Bu örgütün sinsi yöntemlerini bildiğimiz için eskiden daha dikkatli yürütüyoruz. Sayın Bahçeli'ye saldırmaya çalışanların FETÖ'cülerin kanallarını, gazetelerini korumak için fotoğrafları vardır." dedi.

FETÖ ile verilen mücadelenini kesintisiz devam ettiğini vurgulayan Çelik, "FETÖ'ye karşı en ufak taviz verilmeyecektir. Şimdi siyasi ayak tartışması yapılıyor. MİT Müsteşarı'nı göz altına almaya, 17-15'ten sonra kimler bunlara kalkan oldular hep beraber görüyoruz. Sayın Bahçeli, Cumhur İttifakı ortada yokken, askeri vesayet dönemlerinde vesayete karşı, darbe düzenlerine karşı hassasiyetle mücadele etmiştir. Sayın Bahçeli'ye bu şekilde yaklaşımda bulunanların hepsinin FETÖ'nün kurumları önünde canlı kalkan olarak fotoğrafları ve beyanlarını gördüm. Cumhur İttifakı'nın tamamı FETÖ ve diğer örgütlerle mücadelede tam bir kararlılığa sahiptir." ifadelerini kullandı.

Çoklu Baro sistemine ilişkin açıklamalarda bulunana Çelik, "Türk siyasi hayatıyla ilgili özel bir wikipedia yapmak lazım. Totaliter zihin diye bir madde açılsa iyi bir örnek olur. Totaliter zihinlerde devletle sivil toplum arasında fark yoktur. Meslek örgütü ile bir modelleme içerisine girilmeye çalışıyor. Şimdi bugün sözcüleri çıkmış, bunlar kamu kurumudur diyor. Avukatlar Türkiye'de kamu kurumu olarak maaş mı alıyorlar? Yapılmak istenen şu; bir çoğulculuk gerçekleştirilmeye çalışılıyor. Bir mecburiyet üzerinden, tekelcilik üzerinden yıllardır bu yapılarla ilgili eleştiriler biliniyor. Bu meslek örgütlerinde insanlar kendilerinin takdir ettiği yönetimler çerçevesinde farklı barolara üye olabilecekler. Bu savunmanın nitelikleri açısından hiçbir zarar verici yönü yok. Kılıçdaroğlu'nun örneğinden gidersek Türkiye'de sendikaları da teke düşürmek lazım." şeklinde konuştu.

ABD'nin Türkiye'nin Rusya'dan temin ettiği S-400'leri satın alma talebine ilişkin konuya yönelik Çelik şunları söyledi: Bir ülke bir başka ülkeden silah ya da silah sistemi aldığı zaman bunu kullanmak için alıyor. Türkiye Cumhuriyeti patriot almak istedi vermediler ve S-400'de karar kılındı. Bir silah sistemi bir ülkeye satıldığı zaman son kullanıcı olarak satılır. Türkiye Cumhuriyeti açısından bakarsak Türkiye Cumhuriyeti köklü devlettir. Tüm ülkelerle ilişkilerde adımları atarken hesap ederek atar. Katsa yaptırımları yaklaşımı Türkiye Cumhuriyeti açısından doğru bir tavır olarak gündeme gelmez. Patriotlar konusunda irademizin müttefikimizin ABD tarafından değerlendirilmesini bekleriz.

Libya'da darbeci Hafter'e destek veren Fransa'yı sert sözlerle eleştiren Çelik açıklamasının devamında şunları söyledi:

Burada garip olan şudur; Fransa'nın darbeci Hafter'in işlediği cinayetlere destek veren Fransa'nın ikide bir çıkıp Türkiye'yi suçlaması. En son Macron Türkiye'nin suç işlediğini ifade ediyor. Sayın Macron'a ifade etmek isteriz Libya'da suç işliyorsunuz. Geçmişte Ruanda'da yaptıklarınızı tekrar ediyorsunuz.

Libya'da içine düştükleri durumdan çıkış noktası arıyorlar. Bunu Türkiye'ye saldırarak telafi etmeye çalışıyor. Türkiye ne yapmıştır, BM'nin tanıdığı meşru hükümete destek vermiştir.

100 gün içerisinde Ruanda'da 1 milyona yakın insan öldürdü. Bu yönetimin arkasında Fransa vardı. Bütün bunları düşünmeden Türkiye'yi suçlamaya kalkmaları aynı basiretsizliği göstermeye devam ettiklerini gösteriyor. Fransa Devlet Konseyi araştırmacı Graner'e devlet arşivlerinin araştırılması için izin verdi. Ortaya çıkacak belgeleri hep beraber göreceğiz. Bu araştırmacının şimdiye çıkardığı belgeler Fransa'nın Ruanda'da tarihi bir yanlışın içine düştüğünü söyledi.

Şimdi Hafter sahada yenildikten sonra böyle bir tavır içerisine giriyor. Macron'un seçim kampanyasında verdiği sözü iyi hatırlaması gerekiyor. Fransa'nın kolonyal geçmişin bir suç olduğunu söylemiş ve özür dilenmesi gerektiğini söylemişti. Bu sözü tutmasını bekliyoruz.

Türkiye meşru yönetime destek vermeye devam edecektir. Fransa Ruanda'da yaptığı hatanın aynısını Libya'da yapmasının utancını yaşayacaktır.