Erdoğan'ı kuşatma operasyonu

Fark ettiyseniz bir el, FETÖ’ye karşı en başta mücadele eden Erdoğan’ı ve bir türlü ele geçirilemeyen MHP’nin lideri Bahçeli’yi siyaset arenasında yalnız bırakmak için tüm yolları deniyor.

Muhammet Affan Polat muhammetaffan@nethaber.com

Türkiye’de iç siyaset FETÖ tarafından ele geçirilmeye çalışılıyor.

Uluslararası aktörlerin dünyanın her yerinde devirmek istedikleri iktidarlar için kullandıkları bütün yollar Türkiye için de kullanıldı.

Bunlardan ilki sokak ayaklanmalarıydı...

Birçok ülkede, halkı kin ve nefrete sürükleyen kliklerini kullanarak caddeleri sokakları yangın yerine çevirip azgın azınlık sayesinde istemedikleri liderleri alaşağı ettiler.

Gezi Parkı olaylarının hedefinde de bu vardı. Plan, ABD’nin küresel politikalarına baş kaldıran Erdoğan yönetiminden kurtulmaktı.

Lakin olmadı…

Batı’nın beynelmilel arzuları, Türkiye’de ‘milli iradenin’ sinesine toslayarak ellerinde patladı.

Vazgeçtiler mi?

Asla!

B planlarını sahaya sürdüler…

Yargı darbesi!

Türkiye’de daha önce de olduğu gibi içeriden satın aldıkları ve ‘bizim çocuklar’ dedikleri satılmışlar eliyle bu milletin asil evlatlarına ‘hırsız’ diyerek onları kendi vatanlarından koparmaya çalıştılar.

Tıpkı Menderes’e kurulduğu gibi Erdoğan’a da aynı tuzak kuruldu.

Allah’ın izni ve milletin feraseti sayesinde bu tuzakları da başlarına geçti. Halk, gecekondu ve plaza camlarından aynı anda ‘Biz sana inanıyoruz!’ pankartları açarak milletin evladını zilletin eline mahkûm etmedi.

Lakin yine vazgeçmediler…

Ellerindeki en büyük kozu kullanarak milletin silahını millete çevirdiler. Sandılar ki halk korkar, Erdoğan kaçar ve bu mübarek topraklara sahip olurlar…

Millete adanmış bir lider ve lidere inanmış bir millete karşı bunu da başaramadılar.

Erdoğan’ın bir sözüyle milyonlar sokağa dökülerek bu vatanı hainlere teslim etmedi.

Ama yine vazgeçmediler…

Ekonomik darbeler ve tehditlerle alt edemedikleri Erdoğan’ı, milletin desteği arkasında oldukça deviremeyeceklerini anladılar.

Erdoğan’a karşı türlü tuzaklarla galip gelemeyince, onun dışındaki bütün siyasi aktörlere hâkim olarak Erdoğan’ı kuşatmak ve yalnız bırakmak istediler.

Bu şekilde Erdoğan’a karşı kim varsa birleştiriyor ve türlü oyunlarla deviremedikleri Erdoğan’ı siyaset eliyle ‘meşru’ gösterilen sinsi bir planla alt etmeye çalışıyorlar.

Bu sinsi plana CHP’yi ele geçirerek başladılar. Bunu ben değil CHP’den ihraç edilen Yılmaz Ateş söylüyor.

Daha sonra gözlerini olası bir milli mücadelede Erdoğan’a yardım etmesi muhtemel olan Bahçeli liderliğindeki MHP’ye çevirdiler.

Lakin Bahçeli yılmadı ve partisini FETÖ’ye teslim etmedi. Tehlikeyi görür görmez de herhangi bir karşılık beklemeksizin Erdoğan’a destek olacaklarını ilan etti.

Derken tüm güçlerini Türkiye’nin iç siyasetini ele geçirmek için harcamaya başladılar.

Partileri dizayn ederek Erdoğan’a karşı muhalif bir cephe oluşturmaya çalıştılar.

Tüm bunları nereden mi çıkarıyorum?

Ben siyasette tesadüflere inanan biri değilim.

CHP’de lider değişikliğine sebep olan kaset kumpasının kim tarafından nasıl yapıldığını biliyorsunuz.

Bu koltuğun, İBB adayıyken genel başkanlığa aday dahi olmayacağını söyleyen Kılıçdaroğlu için boşaltılması sizce tesadüf mü?

Kılıçdaroğlu’nun Erdoğan’a karşı kullandığı argümanların ya birkaç gün önce yahut birkaç gün sonra FETÖ elebaşı olan terörist tarafından telaffuz edilmesi tesadüf mü?

MHP’yi ele geçirmek amacıyla fitne kazanını kaynatıp daha sonra başaramayınca yeni parti kurarak CHP’nin yanında saf tutan Meral Akşener’in 15 Temmuz hain darbe girişiminden hemen önce ‘’On beşinden sonra çok şey değişecek! Ben başbakan olacağım!’’ demesi tesadüf mü?

Erdoğan’a karşı asla bir araya gelmez denilen partilerin aynı ittifakta buluşması tesadüf mü?

MHP’den kaçırılmaya çalışılan ‘sözde ülkücülerle’ HDP sempatizanlarının, kabin gerisindeki pusulada aynı yere mühür vurdurulmaları tesadüf mü?

Herhangi bir iktidar mücadelesi olmayacağını bile bile AK Parti’den bir iki oy tırtıklayarak Erdoğan’ı ilk seçimlerde yüzde 50’nin altına çekmeyi amaçlayanların yeni partilerini tam da bu dönemde kurulmaları tesadüf mü?

Fark ettiyseniz bir el, FETÖ’ye karşı en başta mücadele eden Erdoğan’ı ve bir türlü ele geçirilemeyen MHP’nin lideri Bahçeli’yi siyaset arenasında yalnız bırakmak için tüm yolları deniyor.

CHP, HDP, İYİ Parti ve yeni oluşumların tek ortak noktası Erdoğan’ı indirmeye yeminli olmaları…

Sizin anlayacağınız tam da Ortadoğu’da yeni haritaların çizildiği, Akdeniz’de enerji paylaşımının yapıldığı ve tüm dünyada güç dengelerinin kaymaya başladığı bir dönemde milli menfaatlerini canhıraş savunmaya çalışan Erdoğan, siyaset arenasında tek bırakılmak isteniyor.

Eğer tüm bu yaşananlar basit bir tesadüf değilse, şunu söyleyebilirim ki birileri Erdoğan ve Bahçeli’nin etrafını kuşatmaya çalışıyorlar…