Erdoğan'ın maaşını size verseler...

PKK'lıları meclise sokarak milletin vergisinden maaş almalarına göz yumanlar, yüz binlerce liralık telefon faturasını gözünü bile kırpmadan devlete ödetenler Erdoğan'ın maaşının bekçisi olmuşlar...

Muhammet Affan Polat muhammetaffan@nethaber.com

Rahmetli Türkeş’in sürekli gördüğüm çok da sevdiğim bir lafı vardır. ‘’Mevzu vatansa hepimiz ölelim, mevzu makamsa hepiniz ölün!’’

Aynı Türkeş'in söylediği gibi mevzusu 'makam' olanlar, derdi 'vatan' olanlara dil uzatmakta pek mahirler.

PKK'lıları meclise sokarak milletin vergisinden maaş almalarına göz yumanlar, yüz binlerce liralık telefon faturasını gözünü bile kırpmadan devlete ödetenler Erdoğan'ın maaşının bekçisi olmuşlar...

Günlerdir yok efendim şu kadar artmış, bu kadar zamlanmış diyerek algı yapmaya çalışıyorlar.

Eminim Erdoğan kendi maaşını bunlar kadar takip etmiyor, edemiyordur.

Nasıl etsin?

Kendinizi onun yerine koyup bir düşünün bakalım Erdoğan’ın yaptığı başkanlık, para için yapılacak iş midir?

Düşünsenize daha yola ilk çıkışınızda önünüze barikatlar kurulacak.

Milletin sesini kesmek için pusuda bekleyen kara yüzler şiir okudunuz diye sizi parmaklıklar ardına hapsedecekler.

‘Artık muhtar bile olamaz!’ diyecekler…

Yılmayacaksınız!

‘Bu şarkı burada bitmez!’ diyerek hepsinin uykularını kaçıracaksınız!

Gecenizi gündüzünüze katacak, hapishanede bile milletin hasretle gönderdiği mektupları tek tek okuyarak her birine ayrı ayrı cevap yazacaksınız.

Çıkar çıkmaz ‘Nerede kalmıştık?’ dercesine bir bismillah çekip yollara revan olacaksınız.

Hakkınızda uydurulmadık yalan bırakmayacaklar.

‘Gerici’ diyecek gericilerin önde gidenleri.

‘Yobaz’ diyecek aklı bulanmış yobazlık abideleri.

Kulak asmayacaksınız!

Karınıza, annenize çocuklarınıza dil uzatacaklar.

Mukaddesatınıza uzanan ne kadar el varsa kıracak ne kadar dil varsa kökünden koparacaksınız.

Bin bir emekle, fedakarlıkla ve milletin dualarıyla kurduğunuz partinizi kapatmak isteyecek ‘hürriyet’ sevdalıları.

Önce Allah’a sonra da aziz bildiğiniz milletinizden başka kimseye dert yanmayacaksınız.

Kula minnet eylemeden elif gibi dimdik duracaksınız!

Sokaklara çıkacak ‘demokrasi’ sevdalıları. Bizzat milletten aldığınız emaneti bırakmanızı isteyecekler.

‘Diz çök!’ diyecekler…

Ortalığı yakacak, yıkacaklar…

Düşmanlarınız ne derse beliğ diyecekler…

Hepsine göğüs gerip aslan gibi ayakta duracaksınız.Yürüyeceksiniz millet yürüyecek ardınızdan!

'Hırsız' diyecekler, tüm vatan sevdalılarına dedikleri gibi…

Çalıyor, çırpıyor diyecekler.

Bunlar yetmezmiş gibi yola beraber çıktığınız ne kadar ‘dostunuz’ varsa bir de bakacaksınız ki tam karşınıza dikilmişler.

Sırtınızda hançer yememiş yer kalmayacak!

İhaneti göreceksiniz…

Ardınızı emanet ettikleriniz arkanızdan vuracaklar…

Yine de vazgeçmeyeceksiniz!

Tüm dünya birleşip karşınıza dikilecek…

Devrin firavunlarına ‘One minute!’ diyerek had bildireceksiniz.

Kızacaklar, sövecekler!

Hak bildiğiniz yoldan dönmeyeceksiniz…

Ortalık yanarken birileri gelip ‘Efendim isterseniz sizi ülkeden kaçırabiliriz’ diyecekler…

Kaçarak onursuz yaşamaktansa milletin bağrında can vermeyi tercih edeceksiniz.

En yakınlarınızı bu yolda feda edecek yine de davanızdan dönmeyeceksiniz.

Her gece kafanızı yastığınıza koyduğunuzda mazlumların ahlarını işiterek uyuyacaksınız.

Umut olmanın ne kadar yükü varsa binecek omuzlarınıza.

Ömrünüzü bu yolda harcayacaksınız.

Doğru bildiğiniz yolda din için devlet için vatan, bayrak ve millet için ‘kefeninizi’ giyerek candan geçmeyi göze alacaksınız…

Niçin mi?

Harcamaya vakit bile bulamayacağınız birkaç bin lira için...

Samimi cevap verin.

Erdoğan'ın maaşını size verseler tüm bunlara katlanıp dünyayı karşınıza almak pahasına milletin yükünü sırtınıza almayı kabul eder miydiniz?