YAZARLAR

Barış namlunun ucunda!

Türkiye'nin güneyinde hayata geçirilmek istenen terör koridoruyla birlikte elimizin kolumuzun bağlanmaya çalıştığını anlamamak için ya ahmak ya beyinsiz ya da Kemal Kılıçdaroğlu olmak lazım.

Muhammed Affan Polat
Muhammed Affan Polatmuhammed@nethaber.com

Yıllardır Türkiye'nin güneyinde duymadığımız örgüt kalmadı. PKK'sı YPG'si PYD'si YPJ'si hepsi toplanıp tek bir hedef için birlik oldular.

Alfabenin bütün kombinasyonlarını kullanarak örgüt örgüt Türkiye'nin başına bela edenlerin unuttukları tek kombinasyon ise 'TSK' oldu.

Önce 'Fırat Kalkanı' ile Türk bayrağına kalkan ellerini kırdık.

Peşine 'Zeytin Dalı' ile dosta düşmana, kimsenin toprağında gözümüzün, bizim toprağımızda gözü olana da merhametimizin olmadığını gösterdik.

Mehmetçik serden geçip, 'Bizi beklemeyin, düğüne gidiyoruz!' mesajı vererek iman dolu göğsünü bu topraklarda doğacak binlerce çocuğun hayallerine siper etti.

Nice bebekler babasız, nice analar ersiz, nice analar evlatsız kaldı...

Lakin yılmadık!

İstikbalimize set çekmek isteyen ne kadar ülke varsa, bizleri aç kalmakla tehdit eden ne kadar çatlak ses varsa gösterdik ki...

Yurdumuzun üstünde tüten en son ocak sönünceye kadar, vatan, bayrak, din ve devlet uğruna can vermeye devam edeceğiz!

Şimdi ise Suriye'de başlatılacak olan 'Barış Pınarı Harekatı'nın arefesindeyiz.

İçimizde olup bizden olamayanlar gibi yarım ağız değil...

Gün, tarafımızı haykırarak ilan etme günüdür!

Çizgimiz çok net!

Dün Yemen, Galiçya ve Çanakkale'de mabedinin göğsüne namahrem eli değmesin diye can veren Mehmetçik neredeyse o taraftan yanayız...

Cihan hakimiyeti ülküsüyle Allah'ın davasını ve adaletini yeryüzünde hakim kılmayı şiar edinmiş devletimiz neredeyse o taraftan yanayız...

Yüzyıllardan beridir Allah'tan başka güçten korkmadan yaşayan milletimiz neredeyse o taraftan yanayız...

Ay yıldızlı bayrağımız nerede dalgalanırsa nazlı nazlı, o taraftan yanayız...

Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu'nun söylediği gibi: ''Kan dökmeyi seven bir millet değiliz lakin mesele vatansa dünyanın şah damarını keseriz!''

Keşke muhalefet grubunda yer alan bütün siyasetçiler, yalnızca milli meselelerde bile olsa rahmetli Yazıcıoğlu'nun durduğu gibi dimdik devletinin yanında durabilseydi.

Nerde...

Bunu hamaset olsun diye söylemiyorum.

Askerini savaşa gönderen tezkereye 'içimiz yana yana evet diyeceğiz' diyen muhalefet liderine ders olsun diye söylüyorum.

Bilmiyorsa öğretelim...

Türk, evladını askere içi yana yana değil göğsünü kabarta kabarta gönderir.

Bu ülkenin ana muhalefet partisi lideri, Mehmetçik'in 'düğüne gidiyoruz' dediği operasyondan hemen önce moral vermek yerine bu meseleden dahi siyaset üretmeye çalışıyorsa vatanseverlikten bahsedemeyiz.

Siyasetçilerin, milleti ortak hedefe kilitlemesi gereken şu zamanda tam tersine ''Mehmetçik'e bekçilik yaptıracaklar'' demek, millet, ordu ve devlet arasında kurulan gönül birliğine kast etmek değil de nedir?

Bunu HDP yapsa anlarız...

Zira Mehmetçik'in şimşek gibi tepesine indiği sürüngenler bizzat onların fistanlı dostları.

Lakin CHP yapınca, her şeye rağmen, zorumuza gidiyor.

Operasyonun başlamasına belki günler belki saatler kalmışken ''Barış içinde yaşamak varken neden oralara gidiyoruz?" derseniz kusura bakmayın ama, ya da bakın farketmez, ben sizin vatanseverliğinizden şüphe ederim.

Ya hu siz bu memlekette yaşamıyor musunuz?

Siz Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin vekilleri değil misiniz?

Aylardır bölgeden yapılan saldırıları görmüyor musunuz?

Türkiye'nin güneyinde hayata geçirilmek istenen terör koridoruyla birlikte elimizin kolumuzun bağlanmaya çalıştığını anlamamak için ya ahmak ya beyinsiz ya da Kemal Kılıçdaroğlu olmak lazım.

Siz çıkmış barıştan bahsediyorsunuz...

Kiminle barışacağız?

Koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak üç beş tane maşa teröristle mi barışacağız?

Hem hangi barış?

Şu sizin, dostlarınızı cenazelerine gönderdiğiniz PKK'lıların istediği barış mı?

Mecliste istiklal marşı okunurken dahi ayağa kalkmayan kravatlı teröristlerin istediği barış mı?

Amerika, hemen yanı başımızdaki toprakları kan, gözyaşı ve ölüme boğarken barışın adını dahi ağzına alamayanlar, Mehmetçik'in adalet namlulu silahı teröristlerin üzerine çevrilince barış diye ağlamaya başlıyorlar.

Nasıl ki bal demekle ağız tatlanmıyor, barış demekle de barış gelmiyor maalesef...

Bu dakikadan sonra eğer hala arıyorsanız, barış namlunun ucunda.

Merak eden varsa geçsin karşısına, baksın!