Fehmi Koru’yla Yıldıray Oğur’a kafayı taktım bir kere!

Aslına bakarsanız Fehmi Koru’yla Yıldıray Oğur’a kafayı takmadım. Sadece niyetim ikilinin FETÖ davaları için ince ince yaptıkları itibarsızlaştırmaları ifşa etmek.

Cengiz Gülaç cengizgulac@nethaber.com

Yoksa ne FETÖ’cü olduklarını iddia ederim ne de kendilerini “ifşa/ifade” etme özgürlüklerinin ellerinden alınmasını isterim.

            Bu muhteremler konu ne olursa olsun öyle ustaca meseleyi FETÖ yargılamalarına bağlıyorlar ki maksatlarını anlayacak feraseti gösteremiyorsanız dimağınızın zehirlenmemesi mümkün değil!

            Misal, muhteremlere elmanın vitamini kabuğunda mıdır, değil midir, elmayı ince mi soymak gerekir yoksa soymadan mı yemek gerekir diye bir konu verin “İktidar sevmediği elma çeşitlerini size çürük gibi gösterip hepsini FETÖ’cü ilan edebilir!” şeklinde konuyu bağlayabilirler!

            Geçtiğimiz hafta Fehmi Koru’nun “Onbinler tutuklanır, cezaevlerine yollanır mı? Başkan sürece müdahale eder mi?” başlıklı yazısında Amerikan Kongresi’nin basılma olayını nasıl ustaca FETÖ yargılamalarına bağlayıp itibarsızlaştırmaya çalıştığını köşemde yazmıştım.

            Yıldıray Oğur efendi de “Ne kadar pragmatik o kadar anakronik” başlıklı yazısında belli dönemlerde suç olmayan ifadelerin daha sonra nasıl suç olduğunu anlattıktan sonra asıl niyetini yazının satır aralarına sıkıştırıyor.

            Yıldıray’ın yazısından kısa alıntılar yapalım:

            “Sadece adı bilinen muhalifler değil, Türkiye’de geçmişte başta devletin, iktidar partisinin herkesin desteklediği zamanlarda girdiği ve destek verdiği ‘cemaat’ten iktidarın desteği kestiği zaman çıkmadığı için binlerce insan FETÖ üyesi haline geldi, pek çoğu hapiste, daha fazlası işini, malını mülkünü kaybetti…

Bir bakmışsınız zaten iflah olmaz bir komünist, dinsiz bir liberal, aslında kripto bir FETÖ’cü olduğunuz ortaya çıkarılmış. 

Hiçbiri yok diye sevinmeyin, son durumunuzda iktidara muhalifsen, geçmişiniz bugüne suç olarak taşınır, aynı dönemde sizinle aynı şeyleri yapmış bugünün iktidarı destekleyicilerine suç olmayan size suç oluverir.

İfade hürriyetinin, hukukun olmadığı bir ülkede herkes her an terörist, vatan haini ilan edilmeye bir adım uzakta yaşıyor demektir…

Evet, Yıldıray efendinin söyledikleri bunlar.

Şimdi gelin hep birlikte Yıldıray arkadaşımızı kendi ifadeleri üzerinden terletelim!

Sevgili Yıldıray, iktidar “cemaatten!” desteğini çektikten sonra FETÖ üyesi haline gelen, hapse giren, işini kaybeden, malını mülkünü kaybeden binlerce kişi var diyorsun ya, binleri geçtim, bini geçtim, sırf misal niyetine en azından beş on kişinin adını versen diyorum!

Bizde en azından Bülent Arınç’ın pompacı Danıştay üyesini aradığımız gibi boşu boşuna bu binlerin peşine düşmeyiz!

Mesela “kullanışlı aptalın” firari olan FETÖ’cü ağabeyi o binlerin içinde midir, dışında mıdır?

İktidara muhalifseniz geçmişiniz bugüne suç olarak taşınır diyorsun ya, bugün kendini muhalif olarak gösteriyorsun ama bildiğim kadarıyla muhalifliğinden ötürü herhangi bir şeyle suçlanmadın. Meseleyi çarpıtıyor musun yoksa adam yerine koyup ciddiye alınacağın bir geçmişin mi yok?

Ki Taraf gazetesinde kullanıldığın günleri hatırla!

Organik bir yandaş olarak temel hak ve özgürlüklerde insanlık tarihinin asrısaadetini yaşayan bir ülke olduğumuzu iddia edersem hormonlu yandaşlığa gerilemiş olurum! Ancak Yıldıray’ın dediği gibi her an insanların terörist, vatan haini ilan edildiğini iddia etmek için de başkaca niyetleri taşımak gerekir.

  Madem FETÖ yargılamalarında Fehmi ve Yıldıray’la anlaşamıyoruz bari bize yardımcı olsunlar.

Sevgili Fehmi ve Yıldıray;

FETÖ nedir, FETÖ’cü kimdir?

Gerçi bu sorulardan önce “FETÖ diye bir örgütün olduğuna inanıyor musunuz?” diye sormamız gerek! FETÖ’ye inanmayana “FETÖ nedir, FETÖ’cü kimdir?” diye sormanın anlamı kalmaz!

Eğer FETÖ diye bir örgütün olduğuna inanıyorsanız, bankası, medyası, dershaneleri, on milyarlarca dolar maddi gücü, devletin içine yerleşmiş sayısız insan gücü vs. olan bu örgütün üyesi olmak için gereken şartlar nelerdir?

Size göre FETÖ devletin tüm kurumlarına sızmış mıdır?

Sızmışsa, devlet örgüt üyeleri için ne yapmalıdır ve hangi yöntemi uygulamalıdır?

Soruları çoğaltabiliriz…

Sürekli muhalifler FETÖ’cülükle suçlanıyor, suçsuz günahsız insanlar sırf iktidarı beğenmiyor diye tutuklanıyor, yargılanıyor, işini kaybediyor diyorsunuz ya…

Yahu efendiler, biraz da FETÖ’yü anlatın! Sürekli çaktırmadan yargılamaları eleştiriyorsunuz ya, az biraz da FETÖ’yü sşzden dinleyelim. Yol göstermiş olmaz mısınız?

Eğer yol gösterirseniz, abisi FETÖ’den firari olan “kullanışlı aptala” belki yardımcı oluruz!

Ha Fehmi! Ha Yıldıray! Artık FETÖ’yü sizden dinlemek istiyoruz.

Fehmi daha önce seni sevmediğimi söylemiştim ya, değişen bir şey yok! Seni sevmiyorum Fehmi!

Seni de sevmiyorum süt oğlan!