Özgür Demirtaş'ın acısı ve trol ordusu!

Açıklanan müjdeye mi sevinelim yoksa müjdenin kara habere dönüştüğü, nefretin çocuklarının hazin haline mi üzülelim, karar veremedim!

Cengiz Gülaç cengizgulac@nethaber.com

Cumhurbaşkanı Erdoğan bir müjde açıklayacağını duyurur duyurmaz, hangi zekâ ihtimaller üzerinden açıklanmayan müjdeyi itibarsızlaştırmaya çalışır?

            Neler neler söylediler…

            Çin’den borç alabilir, bunu müjde diye açıklayabilir diyeni bile duydum!

            Karadeniz’de 320 milyar metreküp doğal gaz bulduğumuz açıklandıktan sonra artık nefretini kudurma seviyesine getirenleri hiç saymıyorum bile!

            Tüm bu müjde üzerinden çıldırma ayinleri yaşanırken uzak olduğum, hakkında çok fazla da bilgimin olmadığı bir “trol ordusu” ile tanıştım!

            Mevzu şu efendim…

            Sosyal medya çöplüğünde Özgür Demirtaş isimli bir profesör var. Profesör dedim ya aklınıza akademik bir terbiye ve ciddiyet geldi tabii! Arkadaş bildiğin sosyal medya fenomeni! Müzmin, azgın muhalif kadrosundan komiklikler, şakalar falan yapıyormuş! Müritlerinin şerri üzerime sıçrayınca ben de kendisini tanıdım!

Daha müjdenin ne olduğu belli değilken olası bir hayırlı haberin kokusu bile kendisini çıldırtmış olacak ki şu paylaşımı yapmış:

            “Dünyanın en büyük enerji rezervlerine sahip olan Venezuela’da bir bidon petrol, bir tane Damak çikolata bile etmiyor…” (Cümledeki dilbilgisi hataları yazar tarafından düzeltilmiştir!)

            Ben de muhteremin paylaşımını ekleyerek eleştiri mahiyetinde şu mesajı paylaştım:

            “Mesela bizim ülkemizde de bir Damak çikolata değerinde etmeyecek beyni olanı profesör yapabiliyorlar!

            Sen misin muhtereme cevap yazan? Aman efendim, meğer Demirtaş’ı sevenler bir “trol tarikatı” kurmuş da haberimiz yokmuş!

            Sabaha doğru biri hücum borusunu çalmış olacak ki saldırıya geçtiler!

            Çok mu önemli?

            Allah şahit yazdıkları “tınnnnnnn” hükmünde bile değil! Meselenin kamuoyunu ilgilendiren kısımlarını yazacağım. Yoksa Demirtaş’ın trol ordusunun ne yazdığı benim bile umurumda değilken sizin vaktinizi niye telef edeyim?

            Hani duymaktan gına gelen bir iddia var: “Sosyal medyada Ak Parti’nin, pardon, AKP’nin paralı trolleri var!

            Demirtaş hakkında attığım mesajdan sonra bana saldıranlara tek tek baktım, %90’ı feyk hesap. Önemli bir kısmının takipçisi bile yok. Zaten gerçek hesaplar genelde hakaret etmedi. Ya beni eleştirmişler ya da esprili şeyler paylaşmışlar. Hepsi başım gözüm üstüne.

            Hele siz şu demokrat, çağdaş, özgürlükçü, her fikre tahammüllü Demirtaş’a da bakın! Trol istihdam etmek ayıp değil mi?

            İnsanda havasını bastığı ahlakın en azından zerresinin olması gerekmiyor mu?

            Çok ayıp!

            Efendim bu trol çetesi ve muadillerine göre Erdoğan diktatördür. Gelin görün ki Demirtaş efendi anında beni engelledi.

            “Her gün Erdoğan’a hakaret edilmesi özgürlüğünü” hepimize özgürlük mücadelesi gibi yutturmaya kalkan, ki başarılı olduklarını söylemeliyim, bu zihniyetin vasat temsilcisi Demirtaş niye bana tahammül etmiyor?

            Hadi, hadi!

            Bu zihniyetin ülkeyi 18 yıl tek başına idare ettiğini düşünsenize, bizlere içecek su, nefes alacak hava bırakmazlar. Emin olun!..

            Gelelim beyimizin paylaşımına…

            Müjde açıklanana kadar beklese, olası eleştiri veya önerilerini dile getirse, yapıcı bir üslupla ülkesinin milli menfaatlerini gözettiğini belli etse ne işimiz olur kendisiyle?

            Ayrıca Venezuela’yı örnek olarak verdiğiniz ülke Türkiye. Doğal gazı, petrolü olmamasına rağmen, bölgesel bin tane derdi olmasına rağmen, kırk yıldır tüm kaynaklarını teröre heba etmesine rağmen, her on yılda bir, son dönemde de üç beş yılda bir darbe yaşamasına rağmen…

            Dünyanın en büyük ekonomilerinden birisine sahip ve tüm Müslüman dünyada en güçlü demokrasi geleneğine ve kurumlarına sahip bir ülke.

            Fakirlikten, zulümden kavrulmuş, devlet olma geleneği hiç olmayan Afrika’nın bilmem ne ülkesi doğal gaz bulur, adamları uyarırsın: “Kardeşim bakın devlet olmadan, demokrasi olmadan doğal gaz sizi zengin yapmaz, köklü bir devlet yapmaz…

            Doğalgazı bulan, o tivit tarihi itibariyle de müjdenin ne olduğu belli olmayan ülke Türkiye. İnsan biraz utanır, ayıptır!

            Devam edelim, daha bitmedi.

            Sayın Berat Albayrak Ahmet Hakan’a konuk olduğunda “Maaşınızı dolarla mı alıyorsunuz?” diye bir soru sormuştu. O programda söylediği bir dünya kıymetli sözü unutturdular ve o soruya dikkatleri çektiler. Zira adamların uzmanlık alanı algı yaratmak!

            Albayrak kritik dönemlerde içerde ve dışarıda operasyon çekenlere fener tuttu. Çok önemli göndermeler yaptı. Maalesef hepsi olmasa da Ak Parti medyası genel olarak üçüncü sınıf propaganda yapmanın haricinde feraset sahibi olamadığı için Albayrak’ın bütün bu önemli mesajları unutuldu Albayrak’ın işaret ettiği odaklar konuyu dolarla maaş meselesine getirip sözün kıymetini unutturdular.

            Neyse efendim, bu meseleye başka zaman geliriz…

            Albayrak dolarla maaş sorusunu sorunca, müritlerine göre çok zeki olan Demirtaş efendi bir tivit atarak nelerde dışa bağımlı olduğumuzu ve dolarla neleri aldığımızı üşenmeyip kalem kalem sıralamış.

            Hazır olun!

            Listede doğal gaz da var!

            Vallahi söylemiş! Yalanım varsa tarikatına mürit olayım! Girin Twitter’a görürsünüz.

            Bay Özgür, doğalgaza bağımlı olmak, dolar kurunun insafına kalmak kötü bir şeyse, doğalgazı bulmanın Damak çikolata ile kıyaslanması hangi akademik zekânın ürünüdür?

            Müjde açıklandıktan sonra bulunan gaz rezervinden çok daha fazla gaz sıkışması yaşayanları sonraki yazılarda ele almaya devam edeceğim. Zira ibretlik travmalar var!

            Şimdilik bu kadar yeter.

            Yukarıda da söylediğim gibi nezaket çerçevesinde beni eleştiren, mizah dilini tercih edenlerin tamamı başım gözüm üstüne. Çapsız trol artıklarına gelince…

            Hayatı hazin bir hiçlik olan, iradesini gözünde kahramanlaştırdığı kişilere kiraya verip hayal kırıklıklarından başka bir değer üretemeyen sefil sürüsünün, şeyhlerinin(!) nefret ayinlerinde attıkları çığlıkları fikir zannederek, küçümsedikleri bir insana laf yetiştirmenin ancak zekâlarının sefaletini ortaya koyacağının farkında bile değillerse, söyledikleri sözler bana ancak iltifat olur!

            Hocanızla birlikte son cümlemi öğelerine ayırabilirseniz hepinize Damak çikolata ısmarlayacağım!

            Şimdi kudurabilirsiniz!