Pozitif Kayrımcılık (!)

Kadından yana pozitif ayrımcılık gözeten ve kadının beyanını esas alan yasa koyucu, böyle durumlar için bir tedbir düşündü mü bilemiyorum. Ama bizim hala bazı konularda AB’nin uşaklığını yapmaya devam ettiğimiz aşikar gibi gözüküyor.

İ.Emre Gümüş emre@nethaber.com

Geçtiğimiz gün sosyal medya sayesinde önümüze bir video düştü.

Bir hanımefendi, lafın gelişi öyle söyledim, umursamasanız da olur efendim.

Bir adamla kavga ediyor.

Yolculuk esnasında, adamın biri arkasındaki kadın yolcuya çantasının kendisine değdiğini ve rahatsızlık duyduğunu dile getiriyor.

Tam olarak nedenini anlayamadığımız kavgada kadın, erkeği bir güzel pataklıyor.

Metrobüs sessiz sedasız kavgayı seyrediyor.

Yanlış anlaşılmak istemiyorum fakat bu olayı izledikten sonra kafama şu soru takıldı.

Neden medya fazla sustu?

Bu hareketi bir erkek bir kadına yapsaydı o erkek metrobüsün içinden iki üç yeri eksik çıkardı.

Bütün medya bu durumu konuşur. Kadın haklarıyla alakalı naralar atılır. Adamda rezil olduğuyla kalırdı.

Hal böyleyken neredeyse hiçbir yazar bu konu hakkında tek kelime dahi etmedi.

Neden?

***

6284 sayılı Kanun Ak Partinin salasını okutacak

Kademe kademe rezil edecek…

Kadından yana pozitif ayrımcılık gözeten ve kadının beyanını esas alan yasa koyucu, böyle durumlar için bir tedbir düşündü mü bilemiyorum.

Ama bizim hala bazı konularda AB’nin uşaklığını yapmaya devam ettiğimiz aşikar gibi gözüküyor.

YENİ BİR PARTİ KURMAK MI?

Yeni bir parti kurmak düşünülüp planlandığı zaman pek de zor olmayan aksiyonmuş gibi geliyor.

Fakat eski AK Partiliyseniz işler bir anda değişiyor.

Nasıl mı?

Türkiye şartlarında siyaset yapıyorsanız ve güç elde etmek istiyorsanız belirli bir kesimin amigosu olmanız gerekebiliyor.

Belirlemiş oldukları daha doğrusu hitap ettikleri bir grup oluşuyor.

Türkiye hala bu kafadan çıkamadı.

O yüzdendir ki eski AK Partililer atacakları her adımda, "Acaba ne derler ya?" Diye düşünmekten hiçbir şey yapamıyorlar.

En büyük korkuları da hain olarak ilan edilmek oluyor.

İşte bu yüzden henüz Erdoğan’a kesin ve kararlı bir tavır belirleyemiyorlar.

Parantez açalım.

Medyada öyle gözüküyorlar. Kanaatimce hala emin değiller. Hiçbiri de çıkıp, "ülkede şunları şunları yanlış yaptınız hesap vereceksiniz" diyemiyor.

Tarantino’nun şaheseri Colonel Hans Landa gibi değişik mimiklerle eleştirmeye çalışıyorlar.

Bugün eski Ak Partili olarak yeni bir parti kurduğunuzda mücadele etmeniz gereken tek kişi Başkan Erdoğan’dır.

Başkan Erdoğan, Türkiye’yi temsil ediyor aynı zamanda bütün AK Parti’yi temsil ediyor.

Başkan Erdoğan’la mücadele ederken aynı zamanda kendi geçmişleriyle de mücadele edecekler bunu ne derece göze alacaklar orası muallak da

Adama sorarlar, "Sen neredeydin madem bu kadar hata vardı? Sabahtan akşama kadar Müge Anlı’yı mi izliyordun?" diye...

Demem o ki değerli okurum, şu an yaşananlar, konuşulanlar, boş hava cıva…

Hiçbirinde cesaret emaresi göremiyorum.

Çünkü bu iş cesaret ister.

Önümüzdeki günlerde bu meseleleri daha çok konuşacağız.

MEVLÜT ERDİNÇ

Dün maçtan önce Mevlüt Erdinç bir video paylaştı. Şampiyonlar liginde ülkemizi temsil eden Galatasaray yerine Fransız ekibi PSG’yi tuttuğunu ve başarılar söylediğini dile getirdi.

Mevlüt Erdinç’e yapılan gereksiz hakaretleri bir türlü anlam veremedim. Adama kızmıyorum daha doğrusu kızamıyorum.

Türkiye’nin en büyüğünü izledik dün gece bu cümle yeterli bile…

Kedi ulaşamadığı ciğere mundar dermiş.